Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2009/2088 E. 2010/11033 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/2088
- Karar No
- 2010/11033
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ(LAR) : Görevi savsama HÜKÜM(LER) : Ret TEBLİĞNAMEDEKİ İSTEK: Bozma Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Hükümlü 15.01.2008 tarihli dilekçesinde her ne kadar "yargılamanın yenilenmesi" isteminde bulunmuş ise de, dilekçe içeriğinden, hakkında 765 sayılı TCY.hükümlerine göre verilip kesinleşen karar için, yeni TCY.hükümleri uygulanarak "uyarlama" kararı verilmesini istemesi ve bu tür kararlara karşı da temyiz yasa yolunun açık bulunması nedeniyle, Erzincan Ağır Ceza Mahkemesinin 13.05.2008 tarih, 2008/181 sayılı değişik iş ve Tunceli Ağır Ceza Mahkemesinin 06.06.2008 tarih, 2001/14 sayılı ek kararlarının hukuksal değerden yoksun olmaları nedeniyle, bu kararlar yok hükmünde kabul edilerek, temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir, Ancak; 5237 sayılı Türk Ceza Yasasının “zaman bakımından uygulanma” başlıklı 7.maddesinin 2.fıkrasında, “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” biçimindeki hükmün 1.6.2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümler açısından uygulanma yöntemine ilişkin ayrıntılar 5252 sayılı TCY.nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 9.maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddenin 1.fıkrasında, “1.6.2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak TCK.nun lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde, duruşma yapılmaksızın da karar verilebileceği” belirtilmiş olmasına karşın, bu düzenlemenin genel kural niteliği taşımadığı açıkça anlaşılmaktadır. Bu nedenle failin lehine olan yasa hükmünün uygulanabilmesi açısından hangi durumlarda duruşma açılarak yargılama yapılması gerektiğinin belirlenmesinde zorunluluk bulunmaktadır. Önceki ve sonraki yasa hükümlerinden hangisinin fail (sanık) lehine olduğunu saptamak için her bir somut olayı, Dairemizce de kabul edilen Y.C.G.Kurulunun 28.3.2006 gün, 2006/9-56 E, 2006/58 K. sayılı kararları doğrultusunda irdeleyerek; 1-Herhangi bir inceleme ve araştırmayı, 2-Kanıt tartışmasını, 3-Takdir hakkının kullanılmasını, 4-Sonraki yasayla değiştirilen suçun öğelerinin yeniden değerlendirilmesini, gerektiren hallerde duruşma açılarak; belirtilen hallerin dışında ise, 5252 sayılı Yasanın 9/1 maddesi uyarınca lehe olan hükümlerin derhal uygulanabilmesi olanaklı bulunduğundan, evrak üzerinde yapılan inceleme sonucu karar verilmesi gerekir. Yukarıda belirtilen açıklamalara göre incelenen dosyada, sanık hakkında belirlenen hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilme ile ertelenmesi hususlarında takdir hakkı kullanılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından, uyarlama yargılaması yapılarak, fail lehine olan yasanın, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddesinde öngörülen yönteme uygun ve duruşmalı olarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı ve sanık (hükümlü) ...'ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 07.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.