Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2009/20243 E. 2011/24514 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/20243
- Karar No
- 2011/24514
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Görevi Yaptırmamak İçin Direnme, 6136 sayılı Kanunu muhalefet HÜKÜM : Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak: 1- Sanıkların yakın akrabalarını yaralayan şahıslara saldırmak amacıyla harekete geçtiklerinde mağdur polislerce engellenmesi eyleminde, hükme esas alınan ve düzenleyicilerince doğrulanan olay yeri tutanağında, darp, tehdit ve benzeri somut eylemler belirtilmeden soyut bir biçimde "sanıkların yakınan polislerin görevlerini engelledikleri..." belirtilmesi, görevlilerde darp cebir arazının bulunmaması ve sanıkların da doğrudan polislere yönelik eylemlerinin olmadığını belirtmeleri karşısında, olayda "görevlilere karşı cebir veya tehdit kullanma" öğesinin ne şekilde gerçekleştiğine ilişkin kanıtlar açıklanmadan hüküm kurulması; a) Sanık ... hakkında 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCY.nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562.maddesinin 1.fıkrası ile CYY.nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562.maddesinin 2.fıkrası ile de CYY.nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu, b) Sanık ... hakkında ek savunma verilmeden tekerrür hükmü uygulanmak suretiyle CYY.nın 226/2. maddesine uyulmaması, c) Birden fazla geçmiş hükümlülüğü bulunan sanık ... hakkında TCY 58 maddenin 1, 2, 3, 4, 5 fıkralarında öngörülen koşulların somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda Yargıtay denetimini ortadan kaldıracak ve 5275 Sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Yasanın 108/2 maddesinin uygulanmasını imkansız kılacak biçimde tekerrüre esasa alınan hükümlüğün kararda gösterilmemesi; Bozmayı gerektirmiş ve sanıklar ... ve ...'in temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 20.12.2011 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
“Görevi yaptırmamak için direnme suçu” na ilişkin (1) no'lu bozma yönünden; 01/08/2006 tarihli ‘’Emniyet Olay ve Yakalama Tutanağı‘’ içeriğinde; ‘..‘’31/07/2006 günü saat....sıralarında ilçemiz Otogar içerisinde meydana gelen bıçaklama olayı ile ilgili yürütülen soruşturma esnasında, şüpheliler..... ve .....'ın nezarethaneye giriş raporlarını aldırmak üzere görevli polis memurlarından oluşan üç kişilik ekip nezaretinde ilçe Devlet Hastanesine götürülüp rapor işlemleri tamamlandıktan sonra Hastane önündeki Acil girişi Polis Noktası önündeki ekip aracına bindirilmek üzere yaya olarak götürüldükleri esnada karşılaşılan bıçakla yaralama olayı mağdurlarının yakınları tarafından şüphelilere saldırıldığı, yaşanan arbedede..................'un bıçak çekip şüphelilere saldırdığı .....................arbede sırasında ...'in de saldırgan tavırlarda bulunduğu, görevli polislerce saldırıların engellenmeye çalışıldığı......her iki şahsında bu sırada görevlileri engelledikleri (nezaret ve korumaları altındaki şüphelilere yönelen saldırıları önleme görevi çalışmalarının engellendiği), görevlilerce saldırıların bertaraf edilmeye çalışıldığı, ancak saldırıların devam etmesi üzerine takviye ekip istendiği‘’..’ şeklindeki ayrıntılı anlatımların atılı suçun cebir unsurunu yeterince ihtiva etmekte oluşu, Her üç görevli polis memurunun mağdur sıfatıyla 22/02/2007 tarihli duruşmadaki beyanlarında tutanak içeriğini doğrulamış olmaları, Mahkemece verilen 29/03/2007 tarihli gerekçeli karar 2. sayfa 2. pragrafında; ‘..‘’müşteki polis memurlarının, hastanede sanıkların raporu alınması için nezaretlerinde götürdükleri şüpheliye saldırıp darp etmek istedikleri................kendilerinin engel olmaya çalıştığı, sanıkların saldırmaya devam ettikleri ve bu sırada engellemeye ve görevlerini tamamlamaya çalışan kendilerine güç kullanarak direndikleri ‘’..’ şeklindeki cebir unsurunun yeterince vurgulandığı yerel mahkeme kabulü, Yine olayın, ‘..‘’sanıkların gerçekleştirmek istedikleri saldırıların, ilgilere nezaret görevinde bulunan görevliler tarafından engellenmesi, sürdürülen saldırılar ve engelleme çalışmalarının arbede haline dönüşmesi, uzayan arbede yaşanması‘’..’ şeklinde meydana geldiği, bu sırada görevlilere karşı herhangi bir kesici veya delici alet kullanılmadığı, dairemizin benzer olaya ilişkin 2009/26724 esas 2011/24657 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere ‘..‘’eylemin herhangi bir kesici veya delici aletle gerçekleştirmemiş olması, bu nedenle mağdurlarda bu eyleme ilişkin herhangi bir iz kalmamasının olay şartlarında mümkün olduğu‘’..’ anlaşılması, Ayrıca, ‘..‘’sanıkların gerçekleştirmek istedikleri saldırıların hastane raporları aldırılmak üzere ilgilere nezaret görevinde bulunan görevliler tarafından engellenmesi, sürdürülen saldırılar ve engelleme çalışmalarının arbede haline dönüşmesi, uzaması üzerine yardımcı bir ekip daha çağrılmak zorunda kalınması‘’..’ şeklinde meydana geldiği anlaşılan olayda, ‘..‘’sanıkların eylemlerinin doğrudan görevli polislere yönelik olmadığı‘’..’ şeklindeki belirlemenin, olayın meydana geliş şeklinin tabii sonucu olduğu, ancak bu durumun ‘..‘’meydana gelen bıçaklama olayı ile ilgili yürütülen soruşturma esnasında, nezaretlerine verilen olayın şüphelilerinin nezarethaneye giriş raporlarını aldırmak üzere görevlendirilen üç kişilik polis ekibi olarak bu işlemlerini yaptırmakta oldukları‘’..’, yani adli görev ifasında oldukları gerçeğini ortadan kaldırmayacağı, kaldı ki; o an tesadüfen olay yerinden geçmekte olmaları halinde dahi aşayisi temin etme görevleri kapsamında herhangi bir olaya her zaman ve herhalde dahi müdahale etmenin mülki-idari görevleri kapsamında bulunduğu, öte yandan; işlendiği kabul edilen bu fiillerin, cebir içermeyen pasif nitelikli değil, aktif eylemler olarak tezahür ettiği, bu nedenle suça konu olayda atılı suçun cebir unsurunun oluştuğu açıkça anlaşılması, Karşısında;
‘..‘’Hükme esas alınan Emniyet Olay ve Yakalama Tutanağında, darp, tehdit ve benzeri somut eylemlerin belirtilmediği, görevlilerde darp cebir arazının bulunmadığı, sanıkların eylemlerinin doğrudan görevli polislere yönelik olmadığı, ne gibi eylemlerle görevlilere karşı gelindiği araştırılıp tartışılmadan yazılı biçimde hüküm kurulması‘’..’ hususuna ilişkin (1) no'lu bozma gerekçesinin yerinde olmadığı, Kanaatinde olduğumdan bu yöndeki sayın çoğunluk görüşüne muhalifim.