Yargıtay · 23. Hukuk Dairesi
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2015/416 E. 2015/7549 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 23. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2015/416
- Karar No
- 2015/7549
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi DAVACILAR : 1-... 2-... 3-... 4-... Vek. Av. ... Vek. Av. ... Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı, olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı şirket temsilcisi ............l ile davacılardan asil ... ve davacılar vekilleri Av................ gelmiş olup, duruşmaya başlanarak hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - KARAR - Davacı arsa sahipleri vekili, taraflar arasında düzenlenen 24.12.2004 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ve 17.08.2009 tarihli ek sözleşme gereği yüklenici şirketin müvekkillerine verilmesi gereken bağımsız bölümleri süresinde, genel iskanı alınmış olarak teslim etmeyerek temerrüde düştüğünü ileri sürerek, eksik ve ayıplı işlerin arsa sahiplerince yapılması için BK'nın 97.maddesi gereği nama ifaya izin verilmesi, ............ 296 ada 11 parsel A blok 1 ve 2 no'lu bağımsız bölümler ile 295 ada 1 parselde davalı şirkete düşecek bağımsız bölümlerden dava konusu taleplere yetecek kadarının arsa sahipleri tarafından satışına ve satış bedelinin eksik ve ayıplı imalatlar, tadilat projesi, kira bedeli ve genel iskan masraflarında kullanılmasına izin verilmesi, şimdilik 100.000,00 TL kira tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek avans faiziyle birlikte satış yetkisi verilecek olan davalı yüklenici şirkete ait bağımsız bölümlerin satışından ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı yüklenici şirket vekili, müvekkilinin edimlerini yerine getirmesine ve ihtar çekmesine rağmen davacıların müvekkiline verilmesi gereken tapuları devretmediğini, davacıların tacir olmaması nedeniyle avans faizi isteyemeyeceklerini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre davanın kabulü ile, eksik kalan işler için davacılara nama ifa için izin verilmesine, 296 ada 11 parsel A7 Blok 1 ve 2 no'lu bölümler ile 295 ada 1 parselde davalı şirkete isabet edecek bağımsız bölümlerin, inşaatın sözleşme ve projesi uyarınca eksik ve ayıpların giderilmesi için satışına izin verilmesine, bu konuda 279.450,00 TL'lik toplam üst limitin olduğunun belirtilmesine, satışta dubleks daireler için en az 125.000,00 TL; stüdyo daireler için en az 75.000,00 TL alt limit belirlenmesine, 100.000,00 TL kira tazminatı - cezai şartın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte yükleniciye ait bağımsız bölümlerin satışından (b bendinde belirtilenlerden farklı dairelerin satışı) gelen parayla davacılara ödenmesine, cezai şart hususunda davacıların fazlaya dair haklarının saklı tutulmasına Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Dava, nama ifaya izin, nama ifanın gerçekleşebilmesi için yükleniciye ait bağımsız bölümlerden satışa karar verilmesi ve gecikme tazminatının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı yüklenicinin sözleşmeye aykırı şekilde teslimde temerrüde düştüğü tespit edilmiş ve bu doğrultuda davacılar yararına nama ifa için izin verilmiştir. Hükme Bunun yanında talep edilen gecikme tazminatı teslimde temerrüdün oluştuğu 30.09.2009 tarihinden dava tarihine kadar hesaplanması gerekirken, dava tarihini aşar şekilde, HMK'nın 26. maddesine aykırı olarak karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu gibi, gecikme tazminatı hesabı yapılan bağımsız bölümlerde oturulduğu yargılama sırasında saptanmış olmakla arsa sahiplerinin bağımsız bölümlerden hangi tarihten itibaren yararlanmaya başladıklarının taraflardan sorularak, bu konudaki delilleri toplanıp tespit edilecek tarihler itibariyle gecikme tazminatı hesabının yapılması gerekirken bu hususun gözden kaçırılması, keza hüküm altına alınan gecikme tazminatının satışına karar verilen bağımsız bölümlerden elde edilecek bedelden karşılanmasına karar verilmesi de hatalı olmuş, kararın izah edilen sebeplerle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) bent uyarınca kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 1.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, Yargıtay duruşmasında vekil ile temsil edilen davalıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.