Yargıtay · 23. Hukuk Dairesi
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2014/9155 E. 2015/105 K. – Alacak
Konu: Alacak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 23. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2014/9155
- Karar No
- 2015/105
- Karar Tarihi
- Konu
- Alacak
MAHKEMESİ : Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. Davacı vekili, müvekkilinin davalı kuruma 16.09.2009 tarihli sözleşme kapsamında 19 kişi ile güvenlik ve koruma hizmeti verdiğini, 5510 sayılı Kanun'un 81. maddesine göre Hazine tarafından karşılanan %5 ...priminin davalı tarafça haksız olarak hak edişlerinden kesildiğini ileri sürerek, şimdilik 30.867,92 TL'nin kesinti tarihlerinden, bunun mümkün olmaması durumunda dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, dava açma süresinin zamanaşımına uğradığını, kesintinin yasal olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacı yüklenicinin özel sektör işvereni olduğu, kamuya ait iş yerinde işçi çalıştırması nedeni ile kamu idarelerinin iş yeri kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, hak edişlerden 5510 sayılı Kanun'un 81/1. maddesinin (ı) bendi uyarınca yapılan kesintilerin yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, tacir olan taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi uyarınca davacı hak edişlerinden yapılan kesintinin tahsili istemine ilişkindir. Sigorta primini düzenli olarak ödeyip, diğer yükümlülüklerini de süresinde eksiksiz olarak yerine getiren özel sektör işverenine bu yükümlülüklerini yerine getirmeyen diğer özel sektör işverenlerine göre destek unsuru sağlayan anılan düzenlemenin prim ödemeyi teşvik amacını taşıdığı açık olup, bu destek miktarının fiyat farkı hesabından düşülmesi olanaksızdır. Bu yorum tarzı, Yasa'nın özel sektör işverenlerini çalıştırmış oldukları işçileri sigorta ettirme ve...'ya bildirimlerini zamanında vermeye özendirmeyi amaçlayan genel gerekçesine uygundur. Bu uygulamaya aykırı olan Kamu İhale Genel Tebliği'ne itibar edilemeyeceği gibi, Tebliğin, Yasa hükmünü ortadan kaldıramayacağının kabulü gerekir. Hazine tarafından karşılanan prim tutarlarının yüklenicinin hak edişinden kesilmesi doğru görülemez. Zira, Hazine'nin sağladığı bir indirim söz konusudur. Yükleniciye bu indirimleri sözleşmenin diğer tarafı sağlamamış olup, yükleniciden kesinti yapılamaz. Primleri ödeyen yüklenicinin kendi sorumluluğunu yerine getirmesi nedeniyle devletin ona sağladığı bu katkının, sözleşmenin diğer tarafına geçirilmesi anlamına gelen kesinti haksız olup, yüklenicisine iadesi gerekir. Diğer anlatımla, 5510 sayılı Kanun gereğince yapılan indirimler, ne sözleşmede geçen fiyat farkı talebidir, ne de davacıdan alınacak sözleşme bedeline ek bir taleptir. Sadece sigorta ödemelerinde, devletin sağladığı bir ek katkıdır. Sigorta primlerini ödemeyi üstlenmiş olan yüklenici, kendi sorumluluğunu yerine getirirken ve bu arada devletin sağladığı bu katkıdan yararlanırken, bunun davalıya geçirilmesi yerinde değildir. Hak edişlerden tebliğe dayanılarak kesinti uygulaması anılan Yasa'nın amacına aykırı olup, mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmede aksi yönde bir düzenleme de yapılmadığı gözetilerek, davacının davalı tarafça haksız olarak yapılan hak ediş kesintilerinin istirdadını talep edebileceğinin kabulü ile, haksız yapılan hak ediş kesinti miktarının belirlenerek hüküm altına alınması gerekirken, yukarıda anılan ilke ve esasların aksine görüş içeren bilirkişi raporuna itibar edilerek, yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.