Yargıtay · 23. Hukuk Dairesi
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2014/10539 E. 2015/6511 K. – Alacak
Konu: Alacak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 23. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2014/10539
- Karar No
- 2015/6511
- Karar Tarihi
- Konu
- Alacak
MAHKEMESİ :Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılar ... vekilince duruşmasız,... mirasçılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde tebligata rağmen taraflardan gelen olmadığından incelemenin evrak üzerinden yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. Asıl davada davacı arsa sahibi ... vekili, müvekkili ile davalı yükleniciler arasında 04.02.1999 tarihli düzenleme şeklinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin kardeşi diğer arsa sahibinin de vekalet vermek sureti ile sözleşmeye geçerlilik kazandırdığını, sözleşme uyarınca villaların inşaat ruhsatı alındıktan sonra 24 ay içinde yapı kullanma izin belgesi alınmış şekilde teslim edilmesi gerektiğini, bu durumda teslim tarihinin 01.05.2001 olduğunu, ancak bu tarihte teslim yapılmadığını, keşide edilen ihtarnamelerden sonuç alınamadığını, geç teslim halinde müvekkilinin gecikme tazminatı talebi hakkı doğduğunu, ayrıca sözleşme uyarınca müvekkiline isabet eden altı adet villada eksik ve kusurlu işler olduğunu, bu eksikliklerin yükleniciler nam ve hesabına yapılması için BK'nın 97. maddesi uyarınca ifaya izin verilmesini ve müvekkillerinin eksik iş bedeli ve gecikmeye ilişkin cezai şartla kira mahrumiyeti karşılığı 120.000,00 TL'nin tahsilini talep ve dava etmiş, 17.02.2004 tarihli ıslah dilekçesi ile de, davalı yüklenicilere ait iki adet villanın satılarak satış bedelinden masrafların karşılanmasını istemiştir. Birleşen davada davac... vekili ise, davalı yüklenicinin edimlerini yerine getirmedikleri için sözleşmenin feshine, eksik imalatların yapılması için izin verilmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 60.000,00 TL'nin tahsilini talep ve dava etmiş, daha sonra talep ettiği miktarı 124.732,67 TL olarak ıslah etmiştir. Davalılar vekili, söleşmenin davacı ... ile imzalandığını ve kendisine 5,5...isabet ettiğini, müvekkillerinin sözleşmeye uygun olarak edimlerini yerine getirdiklerini, eksiklikler bulunmadığını, aksine fazladan işler yapıldığını, davacının zamanında satış yetkisi vermediği için müvekkillerinin nakit sıkıntısı çektiklerini villaların 2001 başından itibaren kullanıldığını, davacının iki adet...sattığını, dolayısıyla davacıların davada haklı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 24.01.2011 gün ve 2009/5984 E., 2011/215 K. sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı... vekili ile diğer davalı ... mirasçıları ayrı ayrı temyiz etmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bentlerin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Asıl davaya yönelik davalılar vekillerinin temyiz itirazları yönünden asıl davada davac... vekili; dava dilekçesinde, davalı yüklenicilerden olan alacağın 120.000,00 TL olduğunu belirtmiş, daha sonra verdiği 16.01.2006 havale tarihli dilekçesinde talep edilen miktarı 125.308,99 TL'ye çıkarmış ancak harcını ikmal etmemiş, bu dilekçede ve daha önce verilen 13.10.2005 tarihli dilekçede gecikme tazminatı taleplerinin 55.000,00 USD olduğunu ifade etmiştir. Bu durumda mahkemece, 6100 sayılı HMK'nın 26. maddesinde belirtilen (1086 sayılı HUMK'nın madde 74) taleple bağlılık ilkesi uyarınca talepten daha fazla miktara hükmedilemeyeceği gözetilmeden 60.362,88 USD karşılığı Türk Lirası üzerinden karar verilmesinde isabet görülmemiştir. 3-Birleşen davaya yönelik davalılar vekillerinin teyiz itirazlarına gelince; birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde talebini 60.00,00 TL olarak belirlemişken daha sonra verdiği 23.02.2009 tarihli dilekçesi ile talebini 124.732,67 TL olarak ıslah etmiştir. Bu durumda mahkemece, davada istenen miktara birleşen dava tarihinden itibaren, ıslahla artırılan kısma ise ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken tüm miktara, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinde isabet görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin asıl ve birleşen davaya yönelik temyiz itirazların kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.