Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2013/697 E. 2013/29841 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/697
- Karar No
- 2013/29841
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar, kötüniyet tazminatı, yıllık izin, fazla mesai, ulusal ... ve genel tatil, hafta tatili, toplu iş sözleşmesinden ... yardım alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş ve davacı avukatı tarafından duruşma talep edilmiş ise de; duruşma gününün taraflara tebliği için davetiyeye yapıştırılacak posta pulu bulunmadığından duruşma isteğinin reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin 01.05.1998-01.12.2009 tarihleri arasında davalı belediyede çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, müvekkili hakkındaki soruşturmanın devam ettiğini, iş sözleşmesinin haklı sebeple feshi için altı günlük sürenin geçtiğini, davacının siyasi sebeplerle işten çıkartıldığını, müvekkilinin 08:00-17:00 saatleri arasında çalıştığını, her gün üç dört saat fazla mesai yaptığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile birlikte bir kısım işçilik alacaklarının davalından tahsilini talep etmiştir. Davalı ... vekili, yapılan denetin sonucu oluşturulan raporda davacının tahsil edilen 359.762 TL kısmının makbuz üstüne ve makbuz dipkoçanına farklı tarih konulmak suretiyle süresinde belediye hesaplarına intikal ettirilmemesi sebebi ile belediye parasının ... müddet kullanılmasına sebebiyet ... olması sebebi ile davacının sorumlu olduğunun belirtildiğini, davacı hakkında ihaleye fesat karıştırma, işverenin güvenini kötüye kullamak doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışları sebebiyle iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini, müvekkili kurumun rapor kendisine tebliğ edildikten sonra kanuni süresi içinde iş sözleşmesini feshettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, davacının iş sözleşmesinin müfettiş raporları gereği 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesi uyarınca feshedilmiş olduğunu, feshin dayanağı olan müfettiş raporlarından 23.10.2009 tarihinde belediye başkanının imzasını taşıyan belge ile haberdar olunduğunu, altı günlük hakdüşürücü süre geçtikten sonra iş sözleşmesinin feshedildiği ve iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğinin işverence kanıtlanamadığını, hakdüşürücü süre geçtikten sonra iş sözleşmesinin geçerli sebeple feshedildiği kabul edilse dahi geçerli sebeple fesih halinde işçinin ödenmeyen tazminat ve alacaklarını talep hakkı ortadan kalkmayacağı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Taraflar arasında uyuşmazlık konusu iş sözleşmesinin feshinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı ve haklı sebeple feshin süresinde yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır. 4857 sayılı Kanun'un 25/II. maddesinde, " Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri: a) İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek, yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması. b) İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnadlarda bulunması. c) İşçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması. d) İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması, işyerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da işyerinde bu maddeleri kullanması. e) İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması. f) İşçinin, işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi. g) İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi. h) İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi. ı) İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da ... altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması." hallerinde iş sözleşmesinin işverence haklı sebebe dayalı olarak feshedilebileceği düzenlenmiştir. Somut olayda davacı hakkında birden fazla fesih sebebi sayılarak iş sözleşmesi feshedildiği halde mahkemece davacının iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğinin kanıtlamadığı, hakdüşürücü süre geçtikten sonra yapılan feshin geçerli sebeple yapıldığı kabul edilse bile davacının tazminat haklarının ortadan kalkmayacağı gerekçesi ile kıdem ve ihbar tazminatının kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.Yapılan denetim sonucu davacının görevi sebebiyle yüksek miktarda kurum zararına sebep olduğu somut olarak belirlendiği halde bu zarar olgusu üzerinde ayrıca durulmadan ve feshe yetkili makamın hangi organ olduğu belirlenip davacı hakkındaki raporun bu makama hangi tarihte ulaştırıldığı davalı belediyeye sorulup belirlenmeden karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Yapılacak iş; dava konusu feshin altı günlük hak düşürücü sürede yapılıp yapılmadığı konusunda öncelikle, belediyede feshe yetkili makamın hangi organ olduğu belirlenerek, davacı hakkındaki feshe konu edilen raporun bu organa hangi tarihte ulaştığı ve teslim edildiği, getirtilecek kayıtlarla somut olarak saptanması gerekir. Öte yandan davacı hakkında fesih sebebi yapılan her bir konu üzerinde ayrı ayrı durularak bu fesih sebeplerinin araştırılması gerekir. Bu konularda uzmanlarından oluşan üç kişilik bilirkişi heyetinden davacının feshe konu eylem ve davranışlarından dolayı bir zarara sebep olup olmadığı (oldu ise miktarı) ve bu zarara sebep olan davranışının hangi görev veya görevlerini yerine getirmediğinden meydana geldiği, kusurlu olup olmadığının belirlenmesi bakımından kasdi veya ihmali davranışının bulunup bulunmadığı hususlarında alınacak raporla tüm deliller birlikte değerlendirilerek kusur durumu ve zarar miktarı da karşılaştırılmak suretiyle haklı fesih sebebinin oluşup oluşmadığının belirlenmesi gerekir. Mahkemece yukarıda belirtilen yönler gözetilmeksizin eksik inceleme ve yetersiz araştırma ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.