Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2013/35860 E. 2013/29493 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/35860
- Karar No
- 2013/29493
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davalı vekili tarafından verilen 14.03.2013 havale tarihli dilekçede, Dairemizin 25.12.2012 tarih, 2012/27690 esas - 2012/29538 karar sayılı ilamın vekalet ücreti ile ilgili kısmın maddi hataya dayalı olarak verildiği ileri sürülerek kararın düzeltilmesi talep edilmiştir. Dosya içeriğine göre, Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonunda, mahkemece verilen davanın kabulü ile feshin geçersizliğine ilişkin kararın bozularak ortadan kaldırılmasına ve davanın reddine karar verildiği, buna göre vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesi gerektiği halde davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmedildiği görülmektedir. Davalı vekili kararın düzeltilmesi isteminde haklı olmakla, Dairemiz kararının kaldırılmasına karar verildi. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, iş sözleşmesinin işverence haklı nedene dayanılmaksızın feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir. Davalı vekili, dava açıldıktan sonra 30.01.2012 tarihinde davacıya işe başlaması hususunda ihtarname gönderildiğini, davacının cevabi ihtarnamesinde çalışma katının değiştirilmesi gerekçesi ile işe başlamayacağını beyan ettiğini ileri sürerek, işe iade talebinde samimi olmayan davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; davalı işveren tarafından dava açıldıktan sonra davacı işe davet edildiğinden, iş sözleşmesinin haksız veya geçersiz olarak feshedildiğinin işverenin kabulünde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosya içeriğine göre; davacı işçinin iş sözleşmesinin 09.12.2011 tarihinde davalı işverence feshedildiği, dava açıldıktan sonra işverence 30.01.2012 ve 17.02.2012 tarihli noter ihtarnameleri ile işe başlaması istendiği halde davacının haklı bir neden olmadan işbaşı yapmadığı anlaşılmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddelerinde belirtilen iş güvencesi hükümlerinin amacı, işverenin iş sözleşmesini meşru ve makul görülebilecek bir sebep olmaksızın keyfi olarak sona erdirmesinin engellenmesi, dolayısıyla iş ilişkisinde sürekliliğin sağlanmasıdır. Sözü edilen düzenlemeler, işverene emredici kurallarla bir takım yükümlülükler getirmekle birlikte, işçinin de kanunun bu korumasından yararlanması için dürüstlük kurallarına uygun davranması gerekir. Başka bir anlatımla iş ilişkisinde sürekliliğin sağlanması noktasında işçi de dürüstlük kurallarına uygun olarak kendisinden beklenen davranışları ortaya koymalıdır. Bu sebeple, feshin geçersizliğine karar verilmesi istemi ile açılan davada hedef işe başlatılma olmalıdır. Somut olayda, davalı işveren fesihten sonra davacıya işe başlaması için çağrıda bulunmasına rağmen, davacı işçi fesih öncesinde 3. katta ofis asistanı olarak çalışmakta iken, işe davet üzerine iş yerine gittiğinde sekreter olarak 2. katta işe başlatılacağının bildirildiğini ve bu değişikliğin idari müdür yardımcısı olan ... İlham Oflaz'ın kendisini görmek istememesinden kaynaklandığının beyan edildiğini, çalışma koşullarının değiştirildiğini ve hakaretamiz davranışlarda bulunulunduğunu ileri sürerek bu davete icabet etmemiştir. Davacıya işe başlaması için yapılan çağrılarda; eski işine çalışma koşulları aynen sağlanmak üzere başlatılacağı, boşta geçen süreye ilişkin ücretlerinin ödeneceği sekreterya katının yönetim tarafından alınan bir kararla bir alt kata taşındığı, bu değişikliğin şahsı ile bir ilgisi bulunmadığı ve davacıya karşı bir başka çalışanın keyfi ve rencide edici bir davranışta bulunmasına izin verilmeyeceği bildirilmiştir. Davacı çalışma koşullarının aleyhe esaslı şekilde değiştirildiğini ve işe davete icabet ettiğinde hakarete varan davranışlara maruz kaldığına ilişkin delil ibraz etmemiştir. Davacının işe iade talebinde samimi olmadığı ve davete rağmen işe başlamadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda işverence yapılan fesih, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21/5. maddesine göre geçerli bir feshin sonuçlarını doğurur. Davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalıdır. Belirtilen sebeplerle 4857 sayılı Kanun'un 20/3.maddesi uyarınca bozularak ortadan kaldırılması ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 30,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 17.12.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.