Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2013/27912 E. 2013/22428 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/27912
Karar No
2013/22428
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkilinin Assistt Rehberlik ve Müşteri Hizmetleri A.Ş.'nin alt işveren, davalı ...Ş.'nin asıl işveren olarak göründüğü İstanbul İl Telekom Müdürlüğü operatörlü çağrı merkezi işyerinde 15.08.2011 tarihinden itibaren çalışmakta iken iş sözleşmesinin 26.09.2012 tarihinde hakkında tutulan 9 tutanağa istinaden ısrarla tutum ve davranışlarını düzeltmediği, ciddiyetsizlik ve işyerine karşı sergilediği sorumsuz tutumları iddiasıyla bildirimsiz ve tazminatsız olarak feshedildiğini, davalı şirket ile Asisstt Rehberlik ve Müşteri Hizmetleri A.Ş. arasındaki ilişkinin muvazalı olduğuna ilişkin kesinleşmiş birçok yargı kararı bulunduğunu, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini belirterek davacı işçinin işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...Ş. vekili, Assistt Rehberlik ve Müşteri Hizmetleri A.Ş. tarafından verilen hizmetin Türk Telekomünikasyon A.Ş. hizmetinden farklı olduğunu, müvekkil şirketin bağımsız bir şirket olduğunu belirterek davanın husumetten reddini savunmuştur. Dahili davalı Assistt Rehberlik ve Müşteri Hizmetleri A.Ş. vekili, davalı ... Telekom ile müvekkili şirketin ayrı şirketler olduğunu, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenlerle feshedildiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, bilinmeyen Numaralar Çağrı Merkezi, ADSL Çağrı Merkezi ve Türk Telekom Müşteri Hizmetleri Çağrı Merkezi operatörlük hizmetlerinin Türk Telekomünikasyon A.Ş. tarafından Assistt Rehberlik ve Müşteri Hizmetleri A.Ş.'ne verildiği ve bu şirket tarafından yürütüldüğü, davacının iş sözleşmesi Assistt Rehberlik ve Müşteri Hizmetleri A.Ş. tarafından feshedildiği, dolayısıyla davalı ... A Ş. tarafından yapılmış bir fesih söz konusu olmadığından geçersiz olup, davalı ... Telekom ile Assistt Şirketi arasındaki ilişki muvazaaya dayalı olduğundan, davacının Türk Telekomünikasyon A Ş.'deki işine iadesine karar verilmiştir. Karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalılar arasındaki ilişkinin muvazaaya dayanıp, dayanmadığı ve işverenin yaptığı feshin geçerli nedene dayanıp, dayanmadığı noktalarında toplanmaktadır. Somut olayda mahkemece, davalılar arasında geçerli bir alt işverenlik ilişkisi bulunmadığı, davalı şirketler arasında imzalanan Çağrı Merkezi İletişim Sözleşmesinin muvazaaya dayandığı, davacının iş sözleşmesinin Assistt Rehberlik ve Müşteri Hizmetleri A.Ş. tarafından feshedildiği, davalı ... A Ş. tarafından yapılmış bir fesih söz konusu olmadığından feshin geçersiz olduğu kabul edilmek suretiyle davanın kabulü yoluna gidilmiş ise de varılan bu sonuç dosya içeriğine, davalılar arasındaki ilişkinin muvazaaya dayanmadığı, alt işveren ilişkisi olduğu yönünde oluşup, yerleşen içtihat hükmüne uygun bulunmamıştır. Dosya kapsamı itibariyle ve istikrar kazanan içtihat hükmü gereğince davalılar arasındaki ilişkinin muvazaaya dayanmadığı geçerli bir asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğu sabittir. Bu itibarla mahkemenin aksi düşünce ile oluşturduğu gerekçe yerinde değildir. Davalı alt işverenin dosyaya sunduğu yazılı belgelere göre davacının özelikle tüm yazılı ve sözlü uyarılmalara rağmen görevini aksattığı anlaşılmaktadır. Davacının yazılı belgelerle sabit olan, haklı sebep ağırlığında kabul edilmese dahi iş yerinde işin yürütümünü bozucu ve olumsuzluklara sebebiyet verdiği anlaşılan davranışları iş sözleşmesinin feshi için geçerli sebep oluşturacak niteliktedir. Bu sebeple; davalı alt işverence yapılan feshin geçerli sebebe dayandığı dolayısıyla işe iade şartlarının somut olayda gerçekleşmediği nazara alınmaksızın davanın, yazılı gerekçeyle kabulü hatalıdır. Açıklanan sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda belirtilen sebeplerle; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yapmış olduğu 130,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalılara iadesine, kesin olarak 25.10.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/27912, K. 2013/22428, T. 25.10.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-22-hukuk-dairesi-2013-27912-e-2013-22428-k-14970edddabb