Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2013/14425 E. 2013/18652 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/14425
- Karar No
- 2013/18652
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin davalı tarafından 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-e maddesine göre güveni kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunduğu gerekçesiyle yazılı bildirimde bulunmadan feshedildiğini, bu sebeplerle feshin geçersizliğine ve müvekkilinin işe iade edilmesine karar verilmesine talep etmiştir. Davalı vekili davacının hizmetinde verimliliği ve etkinliğini ölçmek amacıyla hizmet sunulan müşteriler aracılığıyla içeriği objektif olarak belirlenmiş ve her çalışan için istisnasız aynı içerikte olan CCS çalışmaları yapıldığını, sistem üzerinde yapılan incelemede 06DN3466, 06VIA95, 06 TGL34, 06UY861 plakalı araç sahibi müşterilerin kayıtlı telefon numaralarının yerine davacının kendi kişisel numarasının kayıtlı olduğunun tespit edildiğini, bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece davanın reddine dair verilen karar dairemizin 2012/18751 esas sayılı ilamı ilamı ile ''davacının savunmasında kendisine CCS araştırması yapılmadığını olayla ilgisi bulunmadığını belirtmiş olmasına rağmen mahkemece davacıya CCS araştırması uygulanıp uygulanmadığının araştırılması'' gerektiğinden bahisle bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yargılama yapılmış davacıya CCS uygulaması yapılmadığı, tanık beyanlarından davacının bu konudan haberdar olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Her ne kadar mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de diğer işçilere uygulanan CCS anketinde müşterilerin telefon numaraları yerine davacının telefon numarasının yazılı bulunduğu böylelikle işverenin aldatılmaya çalışıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. İş ilişkisinde işverenin işçisine karşı duyduğu şüphe, aralarındaki güven ilişkisinin zedelenmesine yol açmaktadır. İş sözleşmesinin devamı konusunda davacının fesih sebebi yapılan davranışı kesin şekilde kanıtlanamamış ise de işverenden iş ilişkisini sürdürmesi beklenemez derecede şüphe meydana gelmiş olup bu durumda iş sözleşmesinin feshinin haklı sebebe dayandığı sabit olmasa da geçerli sebebe dayandığı kabul edilmelidir. Bu sebeple davanın reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda belirtilen sebeplerle; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 70,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 12.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.