Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/7359 E. 2012/19834 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/7359
- Karar No
- 2012/19834
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı iş sözleşmesinin işvenece haksız olarak feshedildiğini iddia ederek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili ise davacının iş sözleşmesinin ehliyeti olmadığı halde şirket araçlarını kullandığı ve uyarılara rağmen araçların hasara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı haklı olarak feshedildiğini savunmuştur. Mahkemece, davalı işveren tarafından davacıya forklift ehliyeti olmadığı halde forklift kullandırıldığını, işverenin davacının kaza yapma ihtimalini de öngörerek davranışlarına onay verdiği gerekçesi ile feshin geçersizliğine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davacının iş sözleşmesinin işyeri disiplin kurulu tarafından son olarak kullandığı forklift aracına 1200,00 TL zararın meydana gelmesine sebebiyet verildiği gerekçesi ile haklı nedenle feshine karar verildiği, davacıya tebliğ edilen fesih bildiriminde uyarılara rağmen davacının işverenin zarara uğramasına yol açan davranışlarını sürdürdüğü ve geçmiş hareketleri de belirtilmek suretiyle disiplin kararı doğrultusunda hizmet sözleşmesinin feshedildiğinin açıklanıp belirtildiği anlaşılmaktadır. Yine dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının işyerindeki görevinin forklift operatörü olmadığı, işyerinde indirme ve bindirme işlerinde çalıştırıldığı, ancak zaman zaman ehliyet olmadığı halde forklifti ve diğer iş araçlarını kullandığı anlaşılmakta olup, işe gelmediği ve belirli aralıklarla bunu tekrar ettiğinden bahisle 02/02/2010 tarihinde, tartı cihazlarının yapılan tespitte sisteme uygun olarak kullanmadığından bahisle 28/10/2010 tarihinde savunmalarının alınarak sonrasında ihtarat verildiği ve şirket araçlarına zarar verdiği belirtilmek suretiyle 25/01/2011 tarihinde savunması alınarak ardından iş sözleşmesinin feshedildiği görülmektedir. Mahkemece, davacının araçları işverenin bilgisi dahilinde kullandığı ve işverenin kaza ihtimalini öngörerek göz yumduğu gerekçesi ile yapılan fesih geçersiz sayılmış ise de davacıya işyerindeki yetkililer tarafından araçların kullanılması konusunda talimat verildiğine ilişkin yazılı delil bulunmadığı gibi, tanık olarak bilgisine başvurulmuş olan amirlerde böyle bir talimatı vermediklerini bildirmişlerdir. Davacının fesih bildiriminde de yer alan geçmiş davranışları ile disiplin kurulunda iş sözleşmesinin feshine dair verilen karara esas alınan davranışı birlikte değerlendirildiğinde fesih sebebi yapılan son olaydaki zarar miktarı otuz günlük ücretinin altında kalsa bile geçmişteki davranışlarıyla birlikte yapılan değerlendirmede artık işverenden iş ilişkisinin sürdürülmesi beklenemeyeceğinden feshin geçerli sebebe dayandığının kabulü gerekir. Hal böyle oluca davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olmuştur. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20/3 maddesi uyarınca mahkeme kararının bozularak ortadan kaldırılması ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 60,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 6-Davalı tarafından yatırılan temyiz harcının istek halinde kendisine iadesine, kesin olarak oy birliğiyle 26/09/2012 tarihinde karar verildi.