Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/6985 E. 2012/26430 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/6985
- Karar No
- 2012/26430
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla mesai, hafta tatili, bayram ve genel tatil ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkilinin kamyon şoförü olarak davalıya ait depodan demir ... fabrikalarına sürekli hurda demir taşıdığı, fazla mesai ve ücretlerinin geç ödenmesi üzerine davalı tarafından işten çıkarıldığını, tazminatlarının ödenmesini isteyince de hazırlanan belgelerin imzalanması suretiyle ödeneceği belirtilince müvekkilin belgeleri imzaladığını ancak peşin para olmadığı sonra ödemenin yapılacağı söylendiğini daha sonra gidildiğinde ise işten kendin ayrıldın tazminat hak etmiyorsun dendiğini, aldatıldığını belirterek kıdem ihbar tazminatı ve bazı işçilik alacakları talep etmiştir. Davalı vekili davacının 25.03.2009 tarihli dilekçe ile istifa ettiğini, bu nedenle tazminatların hak edilmediğini ve ödenmemiş işçilik alacağı bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece davalı işveren tarafından düzenlendiği anlaşılan istifa dilekçesinin davacının serbest iradesi ürünü olmadığı, gerçekte iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı bir neden olmaksızın feshedildiği halde işçinin haklarının ödeneceği konusunda yaratılan güven duygusuyla elinden istifa dilekçesi alındığı bu nedenle işverenin kıdem tazminatı ile diğer işçilik alacaklarını ödeme yükümlülüğünün bulunduğu kabule edilerek kıdem ve ihbar tazminatı ile bir takım işçilik alacaklarının kabulüne karar verilmiştir. Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Taraflar arasında davacının ihbar tazminatına hak kazanıp kazanamayacağı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır. İhbar tazminatı, belirsiz süreli iş sözleşmesini haklı bir neden olmaksızın ve usulüne uygun bildirim öneli tanımadan fesheden tarafın, karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminattır. Buna göre, öncelikle iş sözleşmesinin Kanunun 24. ve 25 . maddelerinde yazılı olan nedenlere dayanmaksızın feshedilmiş olması ve 17. maddesinde belirtilen şekilde usulüne uygun olarak ihbar öneli tanınmamış olması halinde ihbar tazminatı ödenmelidir. Yine haklı fesih nedeni bulunmakla birlikte, işçi ya da işverenin 26. maddede öngörülen hak düşürücü süre geçtikten sonra fesih yoluna gitmeleri durumunda, karşı tarafa ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü doğar. İhbar tazminatı, iş sözleşmesini fesheden tarafın karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminat olması nedeniyle, iş sözleşmesini fesheden tarafın feshi haklı bir nedene dayansa dahi, ihbar tazminatına hak kazanması mümkün olmaz. İşçinin 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesi hükümleri uyarınca emeklilik, muvazzaf askerlik, evlilik gibi nedenlerle iş sözleşmesini feshetmesi durumunda ihbar tazminatı talep hakkı bulunmamaktadır. Anılan fesihlerde işveren de ihbar tazminatı talep edemez. Somut olayda; davacı işçi, işverenden fazla mesai ve ücretlerinin ödenmesini talep ettiğini, işverenin ise bazı belgeleri imzalaması şartıyla alacakları alabileceğini söylemesi üzerine iradesinin fesada uğratılarak istifa dilekçesi imzalatıldığını belirterek işçilik alacaklarının ödetilmesini talep etmiştir. Davalı işveren ise, iş sözleşmesinin davacı tarafından istifa dilekçesi verilmek suretiyle sonlandırıldığını savunmuştur. Dosya içeriğine göre davacı ile davalı arasında fazla çalışma, hafta ve genel tatil çalışmalarının karşılığının ödenmesi noktasında uyuşmazlık çıktığı ve davacının bu nedenle iş sözleşmesini feshettiği anlaşılmaktadır. Davacının fazla çalışma, hafta ve genel tatil alacakları hüküm altına alındığına göre feshin haklı olduğu kabul edilmelidir. Bu durumda kıdem tazminatının hüküm altına alınması isabetli ise de, iş sözleşmesini fesheden taraf olması nedeniyle davacının ihbar tazminatı isteğinin reddi gerekir. Saptanan bu durum karşısında ve yukarıda açıklanan hukuki olgular göz önünde tutulduğunda, ihbar tazminatı yönünden davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsizdir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 26.11.2012 tarihinde oy birliği ile karar verildi.