Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/22946 E. 2012/24346 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/22946
Karar No
2012/24346
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili davacının 26.11.2007 tarihinde davalı işyerinde çalışmaya başladığını, 17.10.2008 tarihinde doğum iznine ayrıldığını ve 22.11.2008 tarihinde doğum yaptığını, işverenin doğum iznine ayrılmadan önce davacıya istifa et şeklinde baskı yaptığını ancak davacının istifa etmediğini, doğumun ardından durumdan şüphelenen davacının eşinin vizite kağıdı aldığında 02.12.2008 tarihinde davacının prim ödemesinin 20.10.2008 tarihinde sona erdiğini gördüğünü, bunun ne anlama geldiğini muhasebe servisine sorduğunda davacının işine son verildiğini öğrendiğini belirterek feshin geçersizliğinin tespiti ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Davalı davanın süresinde açılmadığını, 20.10.2008 tarihinde işinden ayrılmak istediğini söyleyerek istifa – feragat – ibra başlıklı belgeyi imzaladığını, davacının iş ilişkisinin istifa nedeni ile sona ermesi yüzünden davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece davacının 02.12.2008 tarihli vizite kağıdından iş sözleşmesinin sona erdiğini davacının eşi vasıtasıyla öğrendiği, davanın 29.12.2008 tarihinde bir aylık dava süresi içinde açıldığı kabul gerekçesiyle davanın esasına girilerek feshin geçerli sebebe dayandığı davalı işveren tarafından ispatlanamadığı kanaatiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan feshedildiğini ileri süren işçinin, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde feshin geçersizliği ve işe iade istemi ile dava açması gerekir. Bu süre hak düşürücü süre olup, resen dikkate alınması gerekir. İşveren fesih bildiriminde bulunmuş, ancak bunu tebliğ etmemiş olmasına rağmen, örneğin, işçi, işvereni şikâyet ederek, fesih bildiriminin yapıldığı tarihi kesin olarak belirleyecek bir işlem yapmışsa, artık bu tarihin esas alınması uygun olacaktır. Bu anlamda işverenin fesih bildiriminin tebliğden imtina edildiği tutanakların tutulduğu tarih, tutanak düzenleyicilerinin doğrulaması halinde tebliğ tarihi sayılacaktır. Eylemli fesih halinde dava açma süresi, eylemli feshin yapıldığı tarihten itibaren işler. Fesih bildirimine karşı idari itiraz yolu öngören personel yönetmeliği ya da sözleşme hükümleri, dava açma süresini kesmeyeceği gibi, işçinin bu süre içinde hastalığı nedeni ile rapor alması da bu süreyi durdurmayacaktır. İş sözleşmesinin önel verilerek feshi halinde, dava açma süresi önelin sona ereceği tarihte değil, işverenin fesih bildirimini tebliğ ettiği tarihten başlar. Somut uyuşmazlıkta davacının işyerinden ayrılma tarihine ilişkin duruşmadaki beyanlarına ve 20.10.2008 tarihli istifa dilekçesinin düzenleme tarihine göre davanın bir aylık dava açma süresi geçtikten sonra açıldığı anlaşılmaktadır. Dava hak düşürücü süre içinde açılmamıştır. Davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulü hatalıdır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 60,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200.00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak, 06.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/22946, K. 2012/24346, T. 06.11.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-22-hukuk-dairesi-2012-22946-e-2012-24346-k-635bf06294e4