Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/20930 E. 2012/23134 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/20930
Karar No
2012/23134
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı işçi, iş sözleşmesinin davalı işverence geçerli ve haklı bir neden olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliği ile işe iadesine karar verilmesini, buna bağlı işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesi isteğinde bulunmuştur. Davalı işveren vekili, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, feshin ise geçerli nedene dayandığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm davalı işveren vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı ve feshin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı noktalarında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin birinci fıkrasına göre iş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde iş mahkemesinde dava açabilir. Taraflar anlaşırlarsa işçi aynı sürede uyuşmazlığı özel hakeme götürebilir. Bir aylık dava açma süresi hak düşürücü nitelikte olup, yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınır. Dairemizce bir aylık dava açma süresinin başlangıcı fesih iradesinin işçiye ulaştığı tarih olarak kabul edilmektedir. Somut olayda, davacıya 30.03.2011 ve 03.04.2011 tarihlerinde tebliğ edilen fesih bildirim tarihlerine göre, bir aylık dava açma süresi geçtikten sonra 03.06.2011 tarihinde davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerekirken, esasa girilerek yazılı şekilde hüküm verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektimiştir. Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle: 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 21,15 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 18,40 TL harcın mahsubuyla bakiye 2,75 TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 780,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 16.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/20930, K. 2012/23134, T. 16.10.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-22-hukuk-dairesi-2012-20930-e-2012-23134-k-0ed8257bba41