Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/19289 E. 2012/25462 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/19289
- Karar No
- 2012/25462
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali, icra-inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkilinin ... 3. İş Mahkemesinin kesinleşen işe iade yönündeki ilamı ve buna göre çekilen ihtara dayanılarak davalı borçlu ... ve diğer borçlu ... Güvenlik Ltd. Şti. aleyhlerinde ... 8. İcra Müdürlüğünün 2010/7281 esas sayısında açılan takibe davalı borçlu bakanlığın itirazının iptali ile takibin devamına ve % 40’dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Davalı vekili, davacının işe başlama başvurusunun iade ile sorumlu dava dışı Borçlu ... Güvenlik Ltd. Şti.’ne tebliğ edilemediğini, takibe yapılan itirazın yerinde olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davacının kesinleşen işe iade davasının ardından, 07/10/2009 tarihinde süresi içerisinde işe iade başvurusunda bulunduğu, ihtarnamenin ... Güvenlik Ltd. Şirketinin adres bırakmadan taşınmış olması sebebi ile tebliğ edilemediği, dava dışı ... Güvenlik Ltd. Şirketinin işe iade davasındaki adresinin ve Ticaret Sicil Memurluğundaki en son adresinin ihtarname gönderilen adres olması sebebi ile ihtarnamenin tebliğ edilmiş sayılacağı gerekçesiyle takibin kısmen iptaline ve icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21. maddesinin 5. fıkrasına göre, işçi kesinleşen mahkeme kararının kendisine tebliğinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. Aksi halde işverence yapılan fesih geçerli bir feshin sonuçlarını doğurur. Davacının davalı Bakanlığın güvenlik işlerini üstlenen ... Ltd. Şti.'nin işçisi olarak çalışmakta iken iş sözleşmesinin feshedilmesi üzerine açılan işe iade davasının davacı lehine sonuçlandığı ve kesinleştiği, davacının kesinleşen kararın tebliğinden itibaren süresi içinde işe başlatılmak için gönderdiği tebligatın ... Ltd. Şti.’nin taşınmış olduğu, mahalle muhtarında da kaydı bulunmadığı anlaşılmaktadır. Tebligat yapılacak kişinin, tebliğ evrakında belirtilen adreste bulunmaması ve bu sebeple tebligat yapılamaması halinde adres araştırması yapılmalıdır. Tebligatın muhatabı adresinde oturmakla birlikte, tebliğ yapıldığı sırada kendisi veya kendisi adına tebliği alacak kimseler adreste bulunmaz, kısaca adres kapalı ise, adreste bulunmama nedeninin komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti, meclis üyesi, zabıta veya memurlardan öğrenilmesi, tebliğ tutanağına yazılması ve beyanına başvurulan kişiye imzalatılması, imzadan çekinilmesi halinde tebliğ mazbatasına bunun da yazılması ve tebliğ evrakını dağıtan memurun imzalaması gerekir. Dağıtım saatinden sonra muhatap veya tebliği alacak kimseler dönecek ise, tebliğin 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine göre, birkaç gün adreste yoklar ise aynı Kanun'un 20. maddesine göre yapılacaktır. 21. maddeye göre yapılan tebligatta, 2 numaralı ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih tebliğ tarihi sayılırken, 20. maddeye göre tebliğde, tebliğ 2 numaralı ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihten itibaren onbeş gün sonra tebliğ edilmiş sayılacaktır. 2 numaralı ihbarname kapıya asılması dışında tebliğ evrakının dağıtım yapan memur tarafından muhtar, ihtiyar heyeti üyeleri, zabıta amir veya memurlarından birine imza karşılığı teslim edilmelidir. Kapıya yapıştırılan ihbarnameye de tebliğ evrakının teslim edildiği görevlinin adı ve soyadı yazılmalıdır. Tebliğ evrakını alan bu kişiler, tebligat evrakını muhataba teslim etmelidir. Ayrıca bu işlemlerden sonra tebliğ olunacak kişiye keyfiyetin haber verilmesi için en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya bildirim yapılması zorunludur. Tebligat işlemlerinde bu sıraya uyulmalıdır. Aksi halde tebliğ usulsüz ve geçersiz olur. Tebligat yapılacak kişinin nereye gittiği ve ne zaman döneceği belli değilse, tebligatı alacak kişi ölmüş veya gösterilen adreste daimi olarak ayrılmış ve yeni adresi de tebligat memurunca saptanmamış ise tebligat evrakına bu durum açıkça yazılmalı ve tebligat evrakı bila tebliğ çıkış merciine iade edilmelidir. 7201 sayılı Kanun’un 35/son maddesi ile daha önce tebligat yapılamayan adrese de aynı madde uyarınca tebliğ yapılma olanağı getirilmiştir. Buna göre taraflar arasında yapılan, imzası resmi makamlar önünde ikrar olunmuş sözleşmelerde belirtilen adresler ile kamu kurum ve kuruluşları ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına, ticaret sicillerine ve esnaf ve sanatkârlar sicillerine verilen en son adreslerdeki değişiklikler hakkında da 35. madde hükümlerin uygulanmalıdır. Somut olayda, davacının işe başlatılmak için alt işverene yaptığı başvuruya ilişkin tebligat usulüne uygun olmadığı, adreste ikamet eden şahsın beyanı ile şirketin taşınmış olduğu, muhtarlıkta da kaydının bulunmadığı açıklaması ile bila tebliğ iade olunduğu görülmektedir. Buna göre davacının işe başlatılmaya ilişkin başvurusu alt işverene usulüne uygun tebliğ edilmemiştir. Dava konusu taleplerin asıl işverene karşı ileri sürülebilmesi için, işe iade öncelikle alt işverenden istenmelidir. İşe başlatılma başvurusu usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeyen işverenin işe başlatma yükümlülüğünden söz edilemez. Davacı işe başlatılmak için işverene usulüne uygun başvuruda bulunmadan işverenin işe başlatma yükümlülüğü söz konusu olmaz. İş sözleşmesinin feshi işverenin işe başlatma yükümlülüğünü yerine getirmemesi suretiyle gerçekleşir. İş sözleşmesinin feshedilip edilmediği ortaya çıkmadan feshe bağlı hakların dava konusu edilmesi mümkün değildir. Buna göre dava konusu tazminat ve alacak bakımından dava açma koşulu gerçekleşmeden açılan davanın usulden reddi gerekir. Mahkemece yazılı şekilde davanın kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeple hükmün BOZULMASINA, 15.11.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.