Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/15896 E. 2012/20719 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/15896
Karar No
2012/20719
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkilinin davalı işveren emrinde 20.11.2008 tarihinde otel müdürü olarak işe başladığını, iş sözleşmesinin 13.06.2011 tarihli bildirimle, savunması alınmadan ve fesih sebebi açık ve kesin bir şekilde belirtilmeden feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davacının işveren vekili sıfatı ile çalışmış olması sebebiyle iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece davacı beyanı, tanık beyanları ve şirketin organizasyon şeması, davacıya sözleşmede sağlanan yönetici hakları, işvereni temsil yetkisi ve verilen ücret birlikte değerlendirildiğinde davacının işveren vekili niteliği taşıdığı ve iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacağının kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmesi işçinin işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları veya işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekili konumunda bulunmaması gerekir. 4857 sayılı Kanun'un güvencesinden yararlanamayacak işveren vekilleri herşeyden önce, işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekilleri ile yardımcıları olduğuna göre, işletmenin tümünü yöneten genel müdürler ile yardımcıları iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacaktır. Somut olayda otel müdürü olarak çalışan davacının dosya kapsamına göre tek başına işçi alıp çıkarma yetkisi bulunmadığı, müşterek imza ile hareket etmeye yetkili olduğu ve dolayısı ile işveren vekili konumunda olmadığı, davacı işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanabileceği anlaşılmaktadır. Ayrıca performans yetersizliği sebebi ile iş sözleşmesi feshedilen davacının savunmasının alınmadığı görülmektedir. 4857 sayılı Kanun’un 19. maddesinin ikinci fıkrasına göre belirsiz süreli iş sözleşmesi, işçinin davranışı veya yetersizliği ile ilgili bir sebeple feshedilmeden önce hakkındaki iddialara karşı savunma fırsat verilmelidir. İşçinin zihinsel veya bedensel yetersizliği, arkadaşları veya amirleri ile sıkça ve gereksiz yere tartışmaya girişmiş olması gibi durumlarda savunmasının alınması işverenden beklenemez. Keza, 4857 sayılı Kanun'un 25. maddesinin (II) numaralı bendi şartları gerçekleşmiş ise, işveren buna göre bildirimsiz fesih hakkını kullanırken savunma alma zorunluluğu söz konusu olmayacaktır. Belirtilen sebeplerle, işveren vekili konumunda olmayan davacı işçi hakkında performansa dayalı olarak ve savunma alınmadan yapılan fesih geçersizdir, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda belirtilen sebeplerle; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE, 3-Davacının kanuni sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının işçinin dört aylık ücreti olarak belirlenmesine, 4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine, 5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 325,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 8-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine kesin olarak oybirliğiyle 02.10.2012 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/15896, K. 2012/20719, T. 02.10.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-22-hukuk-dairesi-2012-15896-e-2012-20719-k-62f673091a0b