Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/11422 E. 2012/19777 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/11422
Karar No
2012/19777
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, davalı işverenlikte uzman olarak çalışan müvekkilinin iş sözleşmesinin feshinin, geçerli sebebe dayanmadığını ileri sürerek feshin geçersizliğin tespiti ile işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davalı vekilince de davalı işyerinde çalışan sayısının otuzun altında olması sebebiyle davacının iş güvencesi kapsamında kalmadığının beyan edildiği görülmüş ise de, dosyaya sunulan emsal kararlara göre ve bir kısım İstanbul İş Mahkemelerinde daha önce görülen davalarda tespit edildiği üzere davalı şirketin merkezinin ...'da bulunduğu, buradaki şirketin ise Türkiye şubesi olarak çalıştığı, Türkiye'de çalışan sayısının otuzdan az olmasına rağmen çok uluslu şirketlerin tüm çalışan sayısının dikkate alınması gerektiği, bu şekilde değerlendirme yapıldığında çalışan sayısının otuzdan fazla olduğunun tartışmasız olduğu ve bu değerlendirme ışığında iş güvencesi hükümlerinden yararlanılamayacağı yönündeki davalı savunmasına itibar edilemeyeceği, davalıya yapılan fesih bildiriminin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 19. maddesine uygun olmadığı anlaşıldığından, işverence yapılan feshin geçerli nedene dayanmadığının tespitine, davacının işe iadesine karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesinin birinci fıkrasına göre iş güvencesi hükümlerinden yararlanmak için otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerinde çalışmak gerekir. Aynı maddenin dördüncü fıkrasına göre işverenin aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde, işyerinde çalışan sayısı bu işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısına göre belirlenir. İşçi sayısına ilişkin bu hüküm nispi emredici olduğundan, daha az işçi sayısını öngören sözleşme hükümleri geçerli kabul edilmektedir. Otuz işçi sayısının belirlenmesinde fesih bildiriminin işçiye ulaştığı tarih itibariyle belirli-belirsiz süreli, tam-kısmi süreli, daimi-mevsimlik sözleşmelerle çalışan tüm işçiler dikkate alınır. Davalı işyerinde uzman statüsünde çalışan davacının iş sözleşmesinin, çalışan sayısının otuz kişinin altında olması da dikkate alınarak geçerli nedenle feshedildiği görülmektedir. Dosyadaki belge ve bilgilere göre, davalı şirket yabancı bir şirketin Türkiye'deki şubesi olmayıp, Türkiye'de kurulmuş ve ayrı bir tüzel kişiliği haiz anonim şirkettir. Davalı şirketin merkezi yurt dışında olan yabancı bir şirketle ticari ilişkide bulunması nedeniyle, yabancı şirketin yurt dışındaki işçilerinin, davalı şirketin fesih tarihindeki işçi sayısına dahil edilmesi mümkün değildir. Davalı şirkette fesih tarihi itibariyle otuzdan az işçi çalışmaktadır. Hal böyle olunca, davacının işçi sayısı yönünden iş güvencesi hükümlerinden yararlanamadığı gözetilmeden, bu gerekçeyle davanın reddi gerekirken kabulü hatalı olup, hüküm bozmayı gerektirmiştir. Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda belirtilen sebeplerle; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 40,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 25.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/11422, K. 2012/19777, T. 25.09.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-22-hukuk-dairesi-2012-11422-e-2012-19777-k-7db3aefe3801