Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2011/17905 E. 2012/11125 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/17905
- Karar No
- 2012/11125
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkilinin özürlü olmasına karşın iş şartlarında aleyhe değişiklik yapıldığını, davacının bu değişikliği kabul etmemesi üzerine iş sözleşmesinin geçerli neden olmaksızın işverence sona erdirildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir. Davalı işveren, davacının iş koşullarında esaslı değişiklik yapılmadığını, davacının yapılan tebliğe rağmen yeni görevinde işe başlamadığını, iş sözleşmesinin bu nedenle haklı olarak feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davacı vekili tarafından işçinin konumundan faydalanılmak suretiyle sözleşmenin imzalatıldığını ileri sürdüğü, ancak sözleşmedeki imzaya itiraz etmediği, henüz taraflar arasında iş ilişkisi kurulmadan davacının durumundan faydalanmanın söz konusu olamayacağı, davacının imzalamış olduğu ve içeriğini bildiği sözleşmeye göre verilen görevi kabulünün zorunlu olduğu, bu sözleşmeyi imzalayan davacının verilen görevi sürdürmek zorunda olduğu ve bunun aksine davranışın davalı işverene sözleşmeyi geçerli nedene dayanmak suretiyle fesh etme hakkını sağladığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davalı işveren, gazete dağıtımı bölümünde çalışan davacıya Sincan bürosundaki dağıtım yetkilisi ihtiyacına binaen bu büroya tayin edildiği bildirmiş, göreve başlamaması üzerine sözleşmeyi feshetmiştir. Dosya içeriğinden, davacının Eylül 2009 ayından itibaren Keçiören deposunda dağıtım yetkilisi olarak görev yaptığı, 25.01.2010 tarihinde yanan sobanın kavurması neticesinde sağ ayağının diz üzerinden kesildiği, bu kaza neticesinde Özürlü Sağlık Kurulu Raporuna göre %48 oranında malül kaldığı anlaşılmıştır. Davacının tedavisinin ardından işe başlaması üzerine işveren tarafından aralarındaki iş sözleşmesinin 8. maddesi hükmüne dayanılarak Sincan'da belirtilen bölgelerde çalışmak üzere mevcut ünvan ve kazancı ile 01.02.2011 tarihi itibarı ile görevlendirildiği bildirilmiştir. Davacının görev değişikliğine ilişkin belgeyi tebliğden imtina etmesi üzerine iş sözleşmesi feshedilmiştir. Davalı tarafından taraflar arasındaki iş sözleşmesi uyarınca işçinin görev yerinin değiştirilebileceği 8. maddede hüküm altına alınmıştır. Ancak nakil yetkisinin davalı tarafından iyiniyet kuralları çerçevesinde kullanılması gereklidir. Somut olayda, geçirdiği kaza neticesinde %48 oranında malül kalan davacının tedavisinin ardından işe başladığında bilgisayar başında dağıtım yetkilisi olmak istemesine rağmen bu görev verilmemiş, davacı ... ve tahsilat görevlisi olarak Sincan'a atanmıştır. Sözleşmede bulunan nakil yetkisinin işveren tarafından iyiniyet kurallarına uygun kullanılmadığı açıktır. Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin davanın kabulüne karar vermek gerekirken olaya uygun düşmeyen gerekçeyle reddine karar verilmesi hatalı bulunmuştur. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20/3. maddesi gereğince Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE, 3-Davacının yasal sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının işçinin dört aylık ücreti olarak belirlenmesine, 4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine, 5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 76,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 8-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine kesin olarak oybirliğiyle 24.05.2012 tarihinde karar verildi.