Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2011/17148 E. 2012/11443 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/17148
- Karar No
- 2012/11443
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkilinin işverence işten çıkarılmak istendiğini, tazminatlarının ödenmeyeceği baskısı altında kendisine istifa dilekçesi imzalatıldığını, iş sözleşmesinin haklı ve geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine karar verilmesi, buna bağlı tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesi isteğinde bulunmuştur. Davalı vekili, davacının 24.04.2009 tarihli dilekçesiyle tüm hakları ödenmek suretiyle işten ayrılmak istediğini bildirdiğini, davalı şirketçe talebin incelendiğini ve uygun bulunması üzerine taraflar arasında imzalanan ikale sözleşmesiyle 26.04.2009 tarihi itibariyle tarafların karşılıklı anlaşmasıyla iş sözleşmesinin ortadan kaldırıldığını, davacıya yasal tüm haklarının yanı sıra 4 maaş tutarında bir ek ödeme yapıldığını, davacının ikale tutanağını ve ibranameyi çekincesiz imzaladığını, yurt içi ve yurtdışında çok iyi eğitim görmüş üst düzey kültür seviyesindeki davacının yaptığı işlemlerin hukuki sonuçlarını bilebilecek durumda olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece davalı işverenin ekonomik ve sosyal üstünlüğünü kullanarak iş sözleşmesini feshettiği, davacı tarafından işten ayrılma isteğinin davacının gerçek iradesini yansıtmadığı, davacının iradesinin fesada uğradığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. İş sözleşmesinin ikale ile sona erip ermediği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan iş güvencesi hükümleri işçiyi işverenin feshine karşı koruma amacını taşımaktadır. Sözleşmenin işverenin feshi dışındaki bir nedenle sona ermesi halinde iş güvencesi hükümleri uygulanamaz. Bu bağlamda sözleşme ikale (bozma sözleşmesi) ile sona ermişse işçi iş güvencesi hükümlerine dayanarak feshin geçersizliğine karar verilmesini talep edemeyecektir. İkale, sözleşmenin tarafların ortak iradeleriyle sona erdirilmesidir. Niteliği itibariyle bir sözleşme olması nedeniyle ikale tarafların serbest iradelerine dayanmalıdır. Ayrıca ikale icabı işverenden gelmişse kanuni tazminatlarına ilaveten işçiye ek bir menfaatın sağlanması(makul yarar) gerekir. Aksi halde iş sözleşmesinin ikale ile sona erdirildiğinden söz edilemez. Somut olayda; davacının 24.04.2009 tarihli dilekçesiyle tüm hakları ödenmek suretiyle işten ayrılmak istediğini bildirdiği, davalı işverenin de işçinin talebini yerinde görerek kabul ettiği, taraflar arasında düzenlenen 26.04.2009 tarihli tutanakla iş sözleşmesinin ikale suretiyle sona erdirildiğinin kayıt altına alındığı, davacıya kıdem ihbar tazminatları ve yıllık izin ücretinin yanında 4 maaş tutarında ek ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacı işyerinde 10 yıla yakın süredir çalışan bir mühendis olup okuduğunu anlayabilecek ve imzaladığı belgelerin içeriklerini değerlendirebilecek yeterliliktedir. İradesinin fesada uğratıldığını da usulünce kanıtlayamamıştır. Bu durumda iş sözleşmesinin taraflar arasında yapılan bozma sözleşmesiyle sona erdirildiği açık olduğundan davanın reddi gerekirken kabulü hatalıdır. Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 70,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 28.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.