Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2011/16251 E. 2012/13120 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/16251
Karar No
2012/13120
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, davalı işyerinde 15/09/1986 tarihinden itibaren çalışan davacının iş sözleşmesinin yaşlılık aylığına hak kazanması gerekçe gösterilerek 30/06/2011 tarihinde sonlandırıldığını, yaşlılık aylığına hak kazanmanın fesih için geçerli bir sebep olarak kabul edilemeyeceğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücret ve diğer haklar ile işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesini istemiştir. Davalı vekili, davacının 30/06/2011 tarihinde emeklilik başvurusunda bulunduğunu bildirdiğini, davalı işverenin de davacının emeklilik işlemlerini yapabilmesi için işten ayrılma bildirgesi düzenleyip davacıya verdiğini, ardından davacıya ödeneceği bildirilen kıdem tazminatının 08/07/2011 tarihinde ödendiğini, davacının iş sözleşmesinin emeklilik için kuruma başvurması ile sona erdiğini, bu sebeple işe iade talebinin yerinde olmadığını belirterek belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, fesih bildiriminde davacının emekliliği hak etmesi sebebi ile 30/06/2011 tarihi itibariyle iş sözleşmesinin feshedildiğinin ve alacaklarının 07/07/2011 tarihinde ödeneceğinin bildirildiği, Sosyal Güvenlik Kurumundan yaşlılık aylığı almaya hak kazanacak olmanın tek başına geçerli fesih sebebi olarak kabul edilmesinin mümkün olamayacağı, emeklilik yaşının dolması, davacı ile Sosyal Güvenlik Kuruluşu arasındaki ilişkiden kaynaklanan, davalı işveren ile doğrudan bağlantılı olmayan kişisel bir hal olduğu, davacının emekliliğe hak kazanması sebebi dışında davacının işine son verilmesinde esas alınan başka herhangi bir sosyal ölçütün gösterilmediği, bu durumda, işveren tarafından yapılan feshin geçersiz olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosya içeriğine göre; Kocaeli Sigorta İl müdürlüğü'nün 09/05/2007 tarihli yazısında, davacının 20/04/2007 tarihli dilekçesine karşılık 48 yaşını 02/04/2011 tarihinde doldurduğu, talepte bulunması halinde aynı tarihte yaşlılık aylığına hak kazanacağının belirtildiği, Yaşlılık Aylığı İlk Karar Bilgi Giriş Formu ile Malullük Yaşlılık Ölüm Mukteza Formunda tahsis talep tarihinin 30/06/2011, işten ayrılma tarihin 30/06/2011 olarak gösterildiği, sigortalı işten ayrılış bildirgesinde işten ayrılış tarihinin 30/06/2011 işten ayrılış kodunun ve nedeninin (08), emeklilik (yaşlılık) veya toptan ödeme olarak gösterildiği, yazılı fesih bildiriminde, iş sözleşmesinin 30/06/2011 tarihi itibariyle emekliliğe hak kazanmış olması nedeniyle sona erdiğinin belirtildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda, emekliliğe hak kazananlar arasında işten çıkarılacak işçinin seçiminde işvereni bağlayan her herhangi bir seçim ölçütü bulunmamaktadır. Davacı emeklilik işlemlerini başlatmış ve ardından emeklilik sebebiyle iş sözleşmesi feshedilmiştir. Davacının emekliliğe hak kazandığı da dikkate alındığında feshin geçerli sebebe dayandığı kabul edilmelidir. Davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 30,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 11.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2011/16251, K. 2012/13120, T. 11.06.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-22-hukuk-dairesi-2011-16251-e-2012-13120-k-a8f41285e773