Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2011/13407 E. 2012/5848 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/13407
- Karar No
- 2012/5848
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, Extruder Operatörü olarak çalışan müvekkilinin iş sözleşmesinin feshinin haklı sebebe dayanmadığını ileri sürerek feshin geçersizliğin tespiti ile işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin, çalışma arkadaşına sataştığı, küfür ettiği ve kavga ederek çalışma arkadaşını darp ettiği, yine ustabaşı tarafından verilen görevi yapmadığı ve ustasına küfür ettiği gerekçeleriyle haklı sebeple feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, iş yerinde oniki saat çalışıldığı, iş ortamının stresli olduğu, iş yerinde yıldırma politikasının olduğu, işveren tarafından feshin haklı olduğuna dair yeterli ve inandırıcı delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasında, iş sözleşmesinin feshinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir. 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. 4857 sayılı Kanun’un 19. maddesinin 1. fıkrasına göre işveren fesih bildirimini yazılı yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. Fesih bildirimi yazılı yapılmamışsa veya fesih sebebi açık ve kesin bir şekilde belirtilmemişse aynı Kanun'un 21. maddesi gereğince geçerli sebep gösterilmediği kabul edilir. Buna karşılık, aynı Kanun’un 25. maddesinde öngörülen, işverenin haklı sebeple derhal feshinde ise yazılı şekil şartı aranmamaktadır. Somut olayda, davacının 04.08.2009 tarihinde aynı işyerinde çalışan bir işçiyle aralarında geçen tartışmada, bu işçiye küfür ettiği ve onu darp ettiği, ayrıca 03.08.2009 ve 04.08.2009 tarihlerinde ustabaşısının vermiş olduğu görevi yapmadığı gibi, ustabaşısına küfür ettiği tüm dosya kapsamı ile sabittir. Davacının eylemleri, 4857 sayılı Kanun'un 25. maddesi gereğince fesih için haklı sebep oluşturmakta olup, mahkemece yukarıda belirtilen sebeplerle iş sözleşmesinin feshinin geçersizliğine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Bu itibarla, davanın reddi yerine kabulü hatalı olduğundan, hüküm bozmayı gerektirmiştir. Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda belirtilen sebeplerle; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 70,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 27.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.