Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2011/13148 E. 2012/5754 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/13148
Karar No
2012/5754
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili davacının iş sözleşmesinin davalı şirkete bağlı olarak ...'de bulunan araç muayene istasyonunda 02.07.2008 tarihinde istasyon amiri olarak çalışmaya başladığını, 13.08.2010 tarihinde yıllık izine ayrılmasının ardından 31.08.2010 tarihinde iş başı yaptığında iş sözleşmesinin fesih edildiğinin kendisine bildirildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı işveren vekili, asıl işletici Tüvtürk'e iş yerine ve Ulaştırma Bakanlığına iletilen şikayetleri ile yapılan gizli denetimlerde davacının müşterilere kaba davrandığı, kendisi ile iletişime geçmek isteyen müşterileri muhatap almadığı, işçilere gereksiz yere bağırdığı, azarladığı ve hakaret ettiği, kaba davranarak emri altında bulunan işçileri incittiğinin tespit edildiği, davacının iş sözleşmesinin geçerli sebeple fesih edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacının davranışlarını düzeltmesi, personele ve müşteriye karşı daha anlayışlı davranması konusunda önceden uyarılmamış ve bu davranışlarını düzeltmesi konusunda kendisine uygun bir süre verilmeden doğrudan fesih yoluna gidildiği gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli veya haklı sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. ve devamı maddeleridir. 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. İş Kanunu’nun 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanunun 25/II. maddesinde öngörülen ve işverene derhal fesih yetkisi tanıyan haklı sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz. Yargılama sırasında bu sebeplerin ağırlıkları her olayın özelliğine göre değerlendirilmelidir. İşçinin iyiniyet ve ahlak kurallarına uymayan davranışı sonucunda iş ilişkisine devam etmek işveren açısından çekilmez hale gelmişse, diğer bir anlatımla güven temeli çökmüşse işverenin haklı sebeple derhal fesih hakkı doğar. Buna karşılık, işçinin davranışı taraflar arasında bulunması gereken güven temelini çökertecek ağırlıkta bulunmamakla, iş ilişkisine devamı tam anlamıyla çekilmez hale getirmemekle birlikte, işin normal işleyişini bozuyorsa, işyerindeki uyumu olumsuz yönde etkiliyor ve işverenden bu sebeple iş ilişkisini yürütmesi normal olarak beklenemiyorsa İş Kanunu'nun 18/1. maddesi gereği geçerli fesih hakkı doğar. 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Somut olayda, davacının davalı işyerinde istasyon amiri olarak çalıştığı davacının iş sözleşmesi davalı işveren tarafından 31.08.2010 günlü fesih bildirimi ile Ulaştırma Bakanlığının ve şirkete müşterilere kaba davrandığı ve muhatap almadığı gerekçesi ile şikayette bulunulduğunu, davacının davranışları sebebi ile Tüvtürk A.Ş. tarafından verilen Viaonline kullanıcı yetki belgesinin iptal edildiğini, emri altındaki işçilere gereksiz yere bağırdığı, azarladığı, hakaret ederek kaba davrandığı gerekçesiyle 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. maddesi gereğince feshedilmiştir. Dosyadaki kapsamındaki davalı işveren tarafından feshe gerekçe yapılan davacı hakkındaki şikayet dilekçelerinin sayısı ve içeriği, memnuniyet anketleri, gazete haberleri dikkate alındığında davacının eylemlerinin işveren yönünden fesih haklı sebep boyutuna ulaşmamış ise de, sözleşmenin geçerli nedenle feshedildiğinin kabulü gerekir. Bu durumda, davanın reddi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 70,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 27.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2011/13148, K. 2012/5754, T. 27.03.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-22-hukuk-dairesi-2011-13148-e-2012-5754-k-7589537d2d86