Yargıtay · 21. Hukuk Dairesi
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2011/15877 E. 2011/14014 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 21. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/15877
- Karar No
- 2011/14014
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, 15.10.2009-23.04.2010 tarihleri arasında aldığı aylıklardan dolayı kuruma borçlu olmadığının tesbitiyle, kesilen aylığın 23.04.2010 tarihinden itibaren maaşına tekrar bağlanmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Dava, davacının babasından dolayı aldığı ölüm aylığını iptal eden Kurum işleminin iptali ile ölüm aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir Mahkemece davanın kabulü ile Kurumun davacının yetim aylığını kesen işlemin iptali ile kesilen aylığın yeniden bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının babası Kamil Adıgüzel’in 506 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı nedeniyle yaşlılık aylığı almakta iken 04.11.1967 tarihinde öldüğü, davacının açtığı boşanma davasında ... Aile Mahkemesinin 2009/600 Esas 2009/674 K sayılı dosyası üzerinden verilen boşanmaya ilişkin kararın temyiz edilmeksizin 28.09.2009 tarihinde kesinleştiği, davacının başvurusu üzerine ölen babasından dolayı kendisine 15.10.2009 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlandığı, SSK Kontrol memurunca yapılan soruşturmada, davacının adresinde yapılan kontrolde, apartman yöneticisinin telefonla alınan beyanı ile imza vermekten kaçınan posta dağıtıcısının ve beyanlarına göre davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşadığı sonucuna ulaşıldığından, Kurumca davacıya bağlanan ölüm aylığı başlangıcı itibarıyla kesilerek 15.10.2009-23.04.2010 tarihleri arasında yersiz ödenen 3.542,67-TL için borç çıkarıldığı, Boşanma sırasındaki müşterek adres ile ölüm aylığı talep tarihindeki adresin farklı olduğu, mahkemece yaptırılan zabıta araştırmasında davacının yalnız yaşadığı, kocasının gelip gitmediğine dair tutanak düzenlendiği, Adrese dayalı nüfus kayıt sistemine göre davacının ve boşandığı kocasının ayrı adreslerde bulunduklarının bildirildiği, ancak bildirilen adreslere davacının 08.10.2009, eski kocasının ise nüfusta kayıtlı adrese 18.03.2010 tarihinde taşındığı anlaşılmaktadır. Davanın yasal dayanağını oluşturan ve 1.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa’nın56. maddesinin son fıkrasında “ Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96. madde hükümlerine göre geri alınır” kuralı getirilmiştir Somut olayda Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirdiği memurunun 18.02.2010 günlü raporu ile tespit edilen olgular esas alınarak davacının boşandığı eşi ile fiilen birlikte oturduğu kabul edilerek davacıya bağlanan ölüm aylığının iptal edildiği anlaşılmaktadır. Kontrol memurunun raporunun dayanaklarından olan bina yöneticisi de duruşmada kontrol memurunun düzenlediği tutanağa geçen beyanını doğrular mahiyette beyanda bulunmuştur. Öte yandan 5510 sayılı Yasanın 59. maddesinde de açıklandı üzere “Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir.” Mahkemece davacının eski eşi ile birlikte yaşamadığına ilişkin olarak davacının kızı, damadı ve arkadaşı olan tanık anlatımlarına değer verilerek, kontrol memuru raporu ile tespit edilen olguların aksinin kanıtlandığının sonucuna varılması hatalı olmuştur. Yapılacak iş, davacının ve boşandığı eşinin halen ve adrese dayalı nüfus kayıt sisteminde bildirilen adreslerinde fiilen birlikte oturup oturmadıklarına ilişkin olarak boşanma tarihinden ve Kurumdan aylık talebinde bulunduğu 09.10.2009 tarihinden sonra oturdukları belirtilen adres veya adrese komşu binaların kapıcı, yönetici ve oturanları arasında zabıtaca konu hakkında bilgisi olabileceklerin belirlenerek, mahkemece bu kimseler ile kontrol memurunun raporunda sözü geçen posta dağıtım memurunun kimliği belirlenerek tanıklığına başvurulmak, davacının ve boşandığı eşinin muhtarlık ve seçmen bilgi kayıtlarının, yapılmış ise adres nakillerine dair belgelerin ilgili kurum ve kuruluşlardan sorulmak, suretiyle toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonuca gidilmekten ibarettir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, 20.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.