Yargıtay · 21. Hukuk Dairesi

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2011/15273 E. 2011/12691 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/15273
Karar No
2011/12691
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanmasına, ödenmeyen maaşların yasal faiziyle birlikte ödenmesine, Kuruma borçlu olmadığının tespitiyle, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre; davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davacı, vefat eden babası nedeni ile davalı Kurumdan ölüm aylığı alırken, davalı kurumca, boşandığı eşi ile birlikte yaşadığı gerekçesi ile bağlanan maaşların kesildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile bağlanan ölüm aylıklarının kesilmesi işleminin iptal edilmesini, ödenmeyen maaşların yasal faizi ile birlikte ödenmesini, almakta olduğu maaşın yeniden bağlanmasını, maaşlarının kesilmesi nedeni ile 1.444,45 TL borç çıkarılmasına ilişkin kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüyle, davacının; davalı SGK tarafından 24/08/2008 ve 26/10/2008 tarihi itibarı ile kesilen aylıkların kesildiği tarihten itibaren devamına, davacının maaşlarının kesilmesi nedeni ile davalı kurum tarafından 26/08/2008-23/03/2011 döneminde 1.444,45 TL borç çıkarılmasına ilişkin işlemin iptaline, karar verilmiş ise de, bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile varılmıştır. Davanın yasal dayanağını 1.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa'nın 56. maddesinin son fıkrasıdır. Anılan hükme göre,“ Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96 ncı madde hükümlerine göre geri alınır” kuralı getirilmiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden, 17.05.1976 doğumlu davacı ...'nın 31.10.2005 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleşen ... 3.Aile Mahkemesi'nin 06.07.2005 tarih ve 2005/510-769 sayılı kararı ile 4721 sayılı TMK'unun 166/3 maddesine göre eşinden boşandığı ve tarafların müşterek çocuğunun velayetinin davacı anneye verildiği, nafaka veya tazminata hükmedilmediği, davacının babasının 1988 yılında öldüğü, davacının ölüm aylığı bağlanması için Kuruma başvurduğu ve 1.11.2005 tarihinden itibaren aylık bağlandığı, Sosyal Güvenlik Kontrol Memuru tarafından hazırlanan 27.01.2011 gün ve 2011/015 sayılı "Sosyal Güvenlik Kontrol Memurluğu Raporu" na göre 14.01.2011 tarihinde yapılan fiili denetimde ismini yazdırmak ve ifadesini imzalamaktan imtina eden aynı sokakta muhkim komşularının beyanı ile davacı ve eşinin aynı adreste birlikte yaşadıklarının tespit edilmesi üzerine 5510 sayılı Yasa'nın 56/son maddesi gereğince davacıya bağlanan ölüm aylığının kesilerek yersiz ödenen aylıkların davacıdan istendiği anlaşılmaktadır. Somut olayda, davacının , eşinden boşandığı halde Sosyal Güvenlik Kontrol Memuru'nun 14.01.2011 tarihinde davacının ikamet ettiği Yeşiltepe Mah. 2910 Sokak.No: 10 Sarıçam/... adresinde yaptığı inceleme esnasında dinelenen sokak sakinlerinin kimliklerini gizlemiş ve beyanlarını imzalamaktan da imtina etmiş olmaları karşısında, boşanmanın gerçek ve fiili olup olmadığı konusunda, kamu düzenine ilişkin sosyal güvenlik hakkını ilgilendiren bu davada mahkemece re'sen araştırma ve inceleme yapılarak bir sonuca ulaşılması gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Mahkemece, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 56 . maddesinin 2. fıkrasına uyarınca açılan bu tür davalarda eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun tam olarak açıklığa kavuşturulması için yöntemince araştırma yapılmalı, tarafların göstereceği tüm kanıtlar toplanmalı, bildirilen ve dinlenilmesi istenilen tanıkların bilgi ve görgülerine başvurulmalı ve muhtarlıktan ikametgah senetleri elde edilerek, ilgili nüfus müdürlüklerinden sağlanan nüfus kayıt örneklerinden ve yerleşim yeri ve diğer adres bilgilerinden yararlanılmalı, adres değişiklikliğine ilişkin bilgilere ulaşılmalı ve ilgililerin su, ..., telefon aboneliklerinin hangi adreste kimin adına tesis edildiği saptanmalı, seçmen bilgi kayıtları istenerek getirtilmeli, varsa çalışmaları nedeniyle resmi veya özel kurum ve kuruluşlara verilen belgelerde yer alan adresler dikkate alınmalı, boşanan eşler 4857 sayılı kanun hükümleri kapsamında yer almakta iseler isimlerine ödeme yapılabilecek, özel olarak açılan banka hesabı bulunup bulunmadığı belirlenmeli, böylelikle boşandığı eşi ile fiili ve gerçek olarak birlikte yaşama olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği tüm deliller toplanıp değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir. O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 08.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2011/15273, K. 2011/12691, T. 08.12.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-21-hukuk-dairesi-2011-15273-e-2011-12691-k-2ee66e6fa9d7