Yargıtay · 21. Hukuk Dairesi
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2010/13842 E. 2012/9738 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 21. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/13842
- Karar No
- 2012/9738
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalılardan ..., ... ve ... vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. K A R A R 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, temyiz edenlerin sıfatına ve temyiz nedenlerine göre temyiz eden davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava 20.04.2006 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu % 74,00 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece kusuru bulunmadığından davalılardan ... İlaç San AŞ’ne yönelik davanın reddine, maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile davalılar ..., ... ve ... Dış Tic İnş Ltd Şti’ den tahsiline karar verilmiş ve bu karar aleyhine hüküm kurulan davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Mahkemece, her ne kadar kusurun bulunmadığından bahisle davalılardan ... İlaç San AŞ’ne yönelik davanın reddine karar verilmiş ise de varılan bu sonuç hatalı olmuştur. Gerçekten, bir iş kazası sonucu, zarara uğrayan işçi veya hak sahiplerinin maddi veya manevi tazminat talepleri, ancak işveren veya kusurlu üçüncü kişilere karşı yöneltilebilir. Bunun dışında, aracı olarak tabir edilen kişiler aracılığı ile işe alınan işçilerin uğrayacakları zararlardan dolayı, asıl işveren aracılarla birlikte 4857 sayılı Yasanın 2/6. maddesi uyarınca sorumlu olur. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre davalı ... İlaç San AŞ’nin inşaat işini anahtar teslimi yaptırdığının kabulü mümkün bulunmamaktadır. Gerek 4857 sayılı Yasanın 2/6 ve gerekse 5510 sayılı yasanın 12/son maddeleri ile yürürlükten kalkan Sosyal Sigortalar Kanununun 87/2. maddesinde; aracının hukuksal açıdan tarifi yapılmış kimlerin aracı veya halk arasındaki deyimi ile "Taşeron" sayılacağı belirlenmiştir. Buna göre; aracıdan bahsedilebilmek için; öncelikle üst işveren ve bunun tarafından ortaya konulan bir iş olmalı ve görülmekte olan bu işin bölüm ve eklentilerinden bir iş alt işverene devredilmelidir. Çoğu kez bina inşaat işlerinde görüldüğü gibi, ana binayı veya asıl işi bitirmekle yükümlü bir işveren, bu işin doğrama, döşeme, su tesisatı gibi bölümlerini aracılara devretmektedir. Bu gibi durumlarda üst-alt işveren ilişkisinden söz edilebilir. Buna karşı, bir işin bütünüyle bir işverene devri durumunda veya anahtar teslimi denilen biçimde işin verilmesi durumunda, artık üst-alt işveren ilişkisi ortada bulunmamaktadır. Arsanın veya binanın salt maliki olmak ve ihale makamı olarak işi bütünüyle devretme durumlarında, ortada aracı denilen kurumdan söz edilemez. Çünkü burada iş tamamıyla ve bütün olarak bağımsız bir işverene devredilmektedir. Dava konusu olayda da, davacının olay tarihinde davalılardan ... Dış Tic İnş Ltd Şti’ de çalışmakta iken, davalı ... İlaç San AŞ’ne ait olup ince inşaat işlerinin yapımı devam eden bina inşaatından, davalılardan ... Dış Tic İnş Ltd Şti’nin ortaklarından ...’ın ortağı bulunduğu ..., ... adi ortaklığına ait kule vincin sökümü işinde çalışırken 16. kattan 14. Kata düşerek % 74,00 oranında sürekli iş göremezlik oluşacak biçimde yaralandığı, bina inşaatının yapımının davalı gerçek kişilerin oluşturduğu adi ortaklık tarafından üstenildiği ancak inşaat bitirilmeden tarafların karşılıklı olarak işi tasfiye ettikleri, inşaat işinin tasfiyesinden sonra ince inşaat işlerinin dava dışı bir şirkete verildiği olay tarihinde ince inşaatın yapımını üstlenen şirket işçileri ile kule vinci sökümünde çalışan işçilerin bir arada çalıştıkları, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden açıkça anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca İnşaat işinin bütünüyle anahtar teslimi devrinin söz konusu olmadığı ortadadır. Bunun sonucunda da İş Kanununun 2/6. maddesi gereğince hüküm altına alınacak tazminattan kusuru bulunmasa bile asıl işveren olarak ... İlaç San AŞ’nin de sorumlu olduğunun kabulü gerekirken sözleşme ve ekleriyle fiili durumun yanlış yorumlanarak işin anahtar teslimi verildiğinden bahisle davalı ... İlaç San AŞ’ne yönelik davanın reddine karar verilmesi hatalıdır. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın ve özellikle, davalılar arasındaki hukuki ilişkiyi hatalı değerlendiren inandırıcı güç ve nitelikte olmayan. 77.maddenin öngördüğü koşulları içermeyen kusur raporunu hükme dayanak almak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ..., ... ve ...'ne iadesine, 31.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi. .