Yargıtay · 21. Hukuk Dairesi

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2010/12893 E. 2012/11375 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/12893
Karar No
2012/11375
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, 01/03/2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. K A R AR Dava; davacının 01.03.2008 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa kapsamında yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece; davacının 01.03.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden; 1949 doğumlu davacının, 01.10.1986 – 27.03.2004 tarihleri arasında Tarım ... sigortalılığı, 01.02.1984 – 31.12.1984 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında isteğe bağlı sigortalılığı ve 28.03.2004 – 30.10.2007 tarihleri arasında aynı Yasa kapsamında zorunlu sigortalılığı bulunduğu, davacının prim borcu bulunmadığı, 28.03.2004 tarihinde muhtar seçildiği, 30.07.2007 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık; davacının 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığının geçerli olduğu dönemde muhtar seçilmesi üzerine 2108 sayılı Yasa gereğince sigortalı olup olmayacağı ve bu dönemdeki 2108 sayılı Yasa gereğince yatırdığı primlerin ve sigortalılığının iptal edilip edilmeyeceği hususuna ilişkindir. Davanın yasal dayanağını oluşturan 2108 sayılı Muhtar Ödenek ve Sosyal Güvenlik Yasasının 4. maddesi hükmüne göre; köy ve mahalle muhtarlarından bir sosyal güvenlik kurumuna bağlı olmayanlar 1479 sayılı Bağ - Kur Kanunu kapsamına alındığı gibi, 5510 sayılı Sosyal Güvenlik ve Sağlık Sigortası Kanununun yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihinden itibaren de 5510 sayılı Yasanın 4/1-(b) maddesine göre sigortalı sayılmışlardır. Öte yandan; 5510 sayılı Yasanın geçici 8. maddesinde, bu yasanın 4. maddesine göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde bu Yasanın yürürlük tarihine kadar kayıt ve tescil yaptırmayanların sigortalılık hak ve yükümlülüklerinin bu kanunun yürürlük tarihinden itibaren başlayacağı öngörülmüştür. Söz konusu düzenleme muhtarları da kapsamaktadır. 2108 sayılı Yasanın borçlanmaya ilişkin 5. maddesi hükmü 5510 sayılı Yasanın 106/3. maddesi ile 01.10.2008 tarihinde yürürlükten kaldırılmıştır. 5510 sayılı Yasanın "sigortalılığın başlangıcı" başlıklı 7/1-b maddesinde sigorta hak ve yükümlülüğünün köy ve mahalle muhtarları için seçildikleri tarihten itibaren başlayacağı, tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanların ise tarımsal faaliyetlerinin kanunla kurulu ilgili meslek kuruluşlarınca veya kendilerince bir yıl içinde bildirilmesi halinde kaydedildiği tarihten başlayacağı, "sigortalı bildirimi ve tescili" başlıklı 8/c maddesinde 4. maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendinde bulunanlar hariç olmak üzere diğer alt bentleri kapsamında siortalı sayılan kişiler için 7/1-b maddesinde belirtilen sigortalılık başlangıcından itibaren tescilin yapılacağı, sigortalının kendisini bildirmemesinin sigortalı aleyhine delil teşkil etmeyeceği bildirilmiştir. Somut olayda; davacının muhtar seçilmesi üzerine 2108 sayılı Yasa gereğince ... sigortalılığının tescili için davalı Kurum'a yaptığı başvuruda 2926 sayılı Yasa kapsamında prim ödediğini açıkça bildirdiği, davalı Kurum'un da davacının Tarım ... sigortalılığını davacının beyanına göre değil muhtar seçildiği tarihe göre terkin ettiği anlaşılmakla mahkemece davacının muhtar seçildikten sonra tarımsal faaliyetinin devam edip etmediği araştırılmadan yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Yapılacak iş; davacının muhtar seçildikten sonra tarımsal faaliyetinin devam edip etmediği araştırılarak sonuca gitmekten ibarettir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davalı Kurum'un bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2010/12893, K. 2012/11375, T. 14.06.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-21-hukuk-dairesi-2010-12893-e-2012-11375-k-40ecc5299523