Yargıtay · 20. Hukuk Dairesi
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2009/9916 E. 2009/11870 K.
Konu: Tapu İptali Ve Elatmanın Önlenmesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 20. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2009/9916
- Karar No
- 2009/11870
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapu İptali Ve Elatmanın Önlenmesi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Orman Yönetimi, ... Köyü 3907 parsel sayılı 7850 m2 yüzölçümündeki davalı adına tapuda kayıtlı olan taşınmazın, yörede yapılarak kesinleşen orman kadastro çalışmasında kısmen orman sınırları içinde kaldığı ve 5895 numaralı orman parseli içinde bulunduğu iddiası ile tapu kaydının iptali ile davalının el atmasının önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazın (A) harfli 1687.50 m2'lik bölümünün tapu kaydının iptaline, kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı ve orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesi ile mükerrer tapu kaydının oluşmaması için tapu kütük sayfasının kapatılmasına,bu bölüm üzerinde davalının el atmasının önlenmesine, (B) harfli 6162.50 m2'lik bölümün ise davalı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi tarafından yargılama giderlerine yönelik olarak temyiz edilmektedir. Dava, kesinleşen orman kadastrosuna dayalı tapu kaydının iptali ile davalının el atmasının önlenmesine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1974 yılında 1744 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosunda dava konusu taşınmazın bir bölümü orman sınırları içinde bırakılmış, 1995 yılında yapılan ve 26.12.1995 tarihinde kesinleşen aplikasyon işlemi sırasında da yine orman sınırları içinde gösterilmiş, 1989 yılında yapılan arazi kadastrosunda ise taşınmazın bir bölümünün daha önce yapılan orman kadastrosu sınırları içinde olduğu gözönünde bulundurulmadan, hata sonucu ikinci kere kadastrosu yapılarak önce ham ... niteliği ile Hazine adına sonra satış ile gerçek kişi adlarına özel mülk olarak tesbit ve yolsuz olarak tescil edilmiştir. İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman ve ... bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu taşınmazın (A) harfli bölümünün 1974 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, kesinleşen orman alanının 5895 parsel altında 3402 hektar 4050 m2 yüzölçümü ile davaras serisi devlet ormanı II niteliği ile Hazine adına tapuya tescil edildiği,(A) harfli bölümün bu parsel içinde kaldığı, bu bölümün daha önce yapılan orman kadastrosunun sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet ... kazandırmayacağı ve T.M.Y.nın 1026 (E.M.Y.nın 934. İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet ... kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.'nın 1023 (E.M.Y.931 İsviçre M.Y.974) maddesindeki "iyi niyetle edinme" kuralının da uygulanamayacağı, belirlenerek kaydın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, dava çekişmeli taşınmazın bir bölümünün kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı iddiası ile açıldığı halde mahkemece taşınmazın tamamına yönelik olarak açılmış gibi değerlendirilerek davanın kısmen kabulü yolunda hüküm kurularak yargılama giderleri kabul ve red oranına göre taraflara dağıtılmış ve davalı taraf yararına vekalet ücreti takdir edilmiştir. Bu husus doğru değil ise de, hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle; hükümdeki 6, 7, 8. Fıkraların hükümden çıkartılarak; bunların yerine, "toplam 378.00.- TL harçtan bakiye kalan 283.50.- TL harcın davalıdan alınmasına, toplam 458.70.- TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'ne göre 840.00.- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine" cümlelerinin hükme eklenerek hükmün H.Y.U.Y.'nın 438/7 maddesine göre düzeltilmesine ve bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 15/07/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.