Yargıtay · 20. Hukuk Dairesi
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2006/15052 E. 2006/18104 K.
Konu: Kadastro Tespitine İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 20. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2006/15052
- Karar No
- 2006/18104
- Karar Tarihi
- Konu
- Kadastro Tespitine İtiraz
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, ... Köyü 113 ada 612 parsel sayılı 1526.88 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden irsen intikal taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tesbit edilmiştir. Davacı ..., taşınmazın kısmen kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu parselin tesbit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 14.12.1994 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Hükme esas alınan uzman bilirkişi kurulu raporunda çekişmeli taşınmazın ve komşu taşınmazların orman sınırlarının 46, 47, 48 ve 49 nolu orman sınır noktaları ile bu noktalara ait koordinat değerlerinin esas alınarak belirlendiği, oysa dava konusu parselin de içinde bulunduğu 13 adet parselin çevresinin tamamen orman ile çevrili bulunduğu, orman tahdit çalışmaları sırasında bu bölgedeki orman sınırlarının uzak tepelerden poligon hattı oluşturmak suretiyle ölçümün yapıldığı, bu ölçü sırasında yapılan bir hatadan dolayı orman sınır noktalarının blok olarak güneydoğu istikametine yaklaşık 120 metre kaydırılarak tersimatın yapıldığı, 46 ila 49 nolu orman sınır noktalarının ilk tesis edildikleri haliyle zeminde mevcut olduklarının görüldüğünü, G.P.S. (küresel konum belirleme) aletiyle yeniden ölçülerinin alındığında, alınan bu ölçülerin kadastro ölçüleriyle tam bir uyum sağladığını, bir başka anlatımla, tahdit haritası ile tahdit tutanaklarındaki orman sınır noktalarının zeminde farklı yerlerde bulunduğu, ancak kadastro sırasında orman tahdit haritasına uyulmayıp, zeminde mevcut bulunan orman tahdit tutanaklarında yazılı orman sınır noktalarına uyulduğu, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanmış ve mahkemece de bu rapor esas alınarak davanın reddine karar verilmişse de, yapılan araştırma ve inceleme yeterli değildir. Şöyle ki; Dava konusu parselin de içinde bulunduğu 46 ila 49 nolu orman sınır noktaları ile çevrili 3 numaralı orman iç parselinde bulunan 602 ila 611, 613 ve 614 sayılı parseller hakkında açılmış başkaca dava dosyası bulunup bulunmadığı araştırılmalı (dosyadaki belgelerden 113 ada 611 ve 612 sayılı parsellerin davalı oldukları anlaşılmaktadır), bu parsellerden birisi hakkında verilecek kararın diğerlerini de etkileyeceği düşünülmemiştir. -2- 2006/15052 - 18104 Ayrıca; 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 9/son fıkrasında "vasıf ve mülkiyet değişikliği dışında aplikasyon ölçü ve çizim hesaplamalarından kaynaklanan yüzölçümü ve ...-i hatalar tespit edildiğinde Orman Genel Müdürlüğünün bilgisi ve denetimi altında orman kadastro komisyonlarınca düzeltilir" denildiğine göre, böyle bir çalışmanın yapılıp yapılmadığı da araştırılmamıştır. O halde; öncelikle, dava konusu parselin de içinde bulunduğu 46 ila 49 nolu orman sınır noktaları ile çevrili 3 numaralı orman iç parselinde bulunan 602 ila 611 - 613 ve 614 sayılı parsellerden davalı olanların dava dosyaları getirtilmeli; birisi hakkında verilecek karar diğerlerini de etkileyeceğinden, H.Y.U.Y.'nın 45. maddesi gereğince birleştirilmeli; bundan sonra kadastro paftası ile orman kadastro tutanaklarındaki orman sınır noktaları uyumlu bulunduğuna göre, 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 9/son fıkrası gereğince hatalı tersim edilen orman tahdit haritasının doğru olarak yerine tersim edilip edilemeyeceği Orman Yönetiminden sorulmalı; yerine doğru tersim edilmesi halinde orman yönünden davanın konusunun kalmayacağı düşünülmeli, bu düzeltmenin yapılmaması halinde ise, birleşen dosyalardaki parselleri de kapsayacak şekilde yeniden keşif ve uygulama yapılarak 1994 orman tahdit uygulamasına ilişkin tutanak ve harita arazide bulunacak sabit noktalar ile taşınmazlara uygulanmalı; zeminde bulunmayan orman sınır noktaları bulunan diğer orman sınır noktalarından hareketle tutanak ve haritalardaki açı ve mesafelere göre bulunup zeminde işaretlenmeli, çelişki olması halinde orman sınır noktalarının zemindeki ve genel arazi kadastro paftasındaki yerine itibar edilemeyeceği, tutanaklardaki yön ve mesafe olarak tarif edilen ve ... fotoğrafları ile desteklenen yerlerine itibar edilmesi gerektiği bilinmeli; bilirkişilere uygulamayı detaylı olarak gösteren aynı renkle işaretli müşterek kroki düzenlettirilmeli; yine, dosyaya getirtilen alanlar cetvelinde 46, 47, 48 ve 49 nolu orman sınır noktaları ile çevrili 3 numaralı orman iç parselinin miktarı Tapu Kadastro Müdürlüğünce 33121,99 m2, orman kadastrosunda ise, 31870,00 m2 olduğu ve aradaki 1251,99 m2 farkın orman alanındaki daralmadan kaynaklandığı belirtildiğine, 3 numaralı orman iç parselinde bulunan parsel tutanakları ve dava dosyaları getirtilerek taşınmazların toplam yüzölçümleri saptanıp arada fark bulunup bulunmadığı, var ise, bunun hangi parsellerden kaynaklandığı belirlenmelidir. Bu şekilde yapılacak inceleme ve araştırmada, taşınmazların kesinleşen orman tahdidi dışında kalması halinde, dosya içerisinde bulunan fotoğraflardan taşınmazların üzerinde orman ağaçları bulunduğundan, Hazinenin ihbar yoluyla davaya katılması sağlanmalı, Hazinenin davaya müdahil olarak katılması halinde ise; 6831 Sayılı Yasanın 17/1-2. maddeleri gereğince taşınmazların orman bütünlüğünü bozan orman içi açıklığı konumundaki yerlerden bulunup bulunmadıkları belirlenmeli; orman sayılmayan yerlerden olduğunun anlaşılması halinde, bu kez 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 14. maddesi gereğince tarafların gösterecekleri tanıklar da dinlenerek zilyetlik yolu ile taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 25/12/2006 günü oybirliği ile karar verildi.