Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2026/824 E. 2026/7252 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/824
- Karar No
- 2026/7252
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1494 E., 2025/1366 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 14. Aile Mahkemesi SAYISI : 2021/413 E., 2024/329 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, kadının davasının kabulü, kendisinin reddedilen davası, kadın için hükmedilen nafakalar ve tazminatlar yönünden; davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından ise katılma yoluyla reddedilen zinaya dayalı davası, lehine hükmedilen nafakalar ve tazminatların miktarları yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; Davacı-karşı davalı kadın vekilinin lehine hükmedilen nafakalar ile tazminatlar yönünden temyiz dilekçesinin incelenmesinde; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre ilk derece mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince verilen nafakalar ile tazminatların miktarı yönünden verilen karara karşı davacı-karşı davalı kadın tarafından istinaf yoluna başvurulmamıştır. Bölge Adliye Mahkemesince de bu yönlerden yeniden hüküm tesis edilmemiştir. Hâl böyle iken davacı-karşı davalı kadının lehine hükmedilen nafakalar ve tazminatların miktarları yönünden temyiz hakkı bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davacı-karşı davalı kadının bu yönden temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Davalı-karşı davacı erkek vekilinin tüm yönlerden, davacı-karşı davalı kadın vekilinin kısmen temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, delillerin takdirinde hata görülmemesine göre davacı-karşı davalı kadın vekilinin tüm, davalı-karşı davacı erkek vekilinin bozma kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Boşanan eş yararına yoksulluk nafakasına hükmedebilmek için, nafaka talep eden eşin boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması gerekir. Mahkemece davacı kadın lehine yoksulluk nafakasına hükmolunmuş ise de; toplanan delillerden kadının çalıştığı, düzenli ve sürekli gelirinin bulunduğu, kadının boşanmakla yoksulluğa düşmeyeceği anlaşılmaktadır. Bu durumda, 4721 sayılı Kanun'un 175 inci maddesi koşulları kadın yararına gerçekleşmemiştir. O halde kadın için yoksulluk nafakası takdiri doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı-karşı davalı kadının nafaka ve tazminat miktarları yönlerinden temyiz dilekçesinin istinaf edilmeyerek kesinleşen yöne ilişkin olmakla REDDİNE, 2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı-karşı davalı kadın yararına hükmolunan yoksulluk nafakası yönünden erkek yararına BOZULMASINA, 3.Davacı-karşı davacı kadın vekilinin tüm, ve davalı-karşı davacı erkek vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden...'ya yükletilmesine, yatırılan harcın mahsubuna, Temyiz peşin harcının istek halinde yatıran ...'a geri verilmesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.