Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/4534 E. 2025/8271 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4534
- Karar No
- 2025/8271
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1995 E., 2024/3165 K. DAVA TÜRÜ : Nüfus (Diğer Kayıtların Düzeltilmesi İstemli)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı vekili tarafından davanın reddi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Davacı tarafından açılan iş bu davada, davacının kök muris ........ ve ...'ın müşterek çocukları ........... ... ve .... olduğu halde muris ...'ın nüfus kaydında annesi ... olarak değil .. olarak yazıldığını, nüfus kayıtlarına göre, davacının murisi ...’ın İstanbul İli ... İlçesi ... .... Mahallesi Cilt No: 13 Hane No: 1 00... BSN 3 nüfusuna kayıtlı olduğu ve anne adının ... olarak yazıldığını ancak ... kimliği ile ilgili bilgi bulunmadığını, diğer yandan ...’ın aynı hanede kayıtlı olup 1936 yılında öldüğünü, davacının murisi ...’nin aynı hanede kayıtlı kardeşi ............’ın eşi ...’in sehven ...’nin annesi olarak yazıldığını; davacının, bu maddi hatadan dolayı annesi .......'in babası ...'ın annesi ... mirasçılık haklarını kullanamadığını belirterek nüfusa kayıtlı ...'ın ........ olan anne adının İstanbul İli ... İlçesi ... .... Mahallesi Cilt No: 13 Hane No: 1 00... BSN 2 nüfusuna kayıtlı 3...2 T.C. Kimlik nolu ... olarak düzeltilmesini aksi halde ..... annesinin ... olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
2.İlk Derece Mahkemesince; davacı taraf murisi ...'ın nüfus kaydında .... olarak yazılı anne adının gerçeği yansıtmadığını, ...'ın annesinin ... olduğunu iddia ederek anne adının düzeltilmesini talep etmişse de celp edilen tescil belgelerinden ...'ın doğum tarihinin hicri 1307 miladi 1891, ...'ın hicri 1312 miladi 1896 olduğu, aralarında 5 yaş fark bulunduğu ve ...'ın ...'ın çocuğu olmasının biyolojik olarak mümkün olmadığı, ilgili kişilerin mezarlıkların eski olması ve mezarlıkta bulunan kişilerin kayıtlarının bulunmaması nedeniyle fethi kabir ve DNA incelemesi yöntemiyle netice alınmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş olup Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan yargılama kapsamında ise davacı tarafından murisi ...'ın nüfus kaydında ... olarak yazılı anne adının gerçeği yansıtmadığı gerçekte annesinin ... olduğu iddiasıyla eldeki dava açılmış ise de, ...'ın doğum tarihinin hicri 1307 miladi 1891, ...'ın hicri 1312 miladi 1896 olduğu, aralarında 5 yaş fark bulunduğu ve ...'ın ...'ın çocuğu olmasının biyolojik olarak mümkün olmadığı, ilgili kişilerin mezarlıkların eski olması ve mezarlıkta bulunan kişilerin kayıtlarının bulunmaması nedeniyle fethi kabir ve DNA incelemesi yöntemiyle netice alınmasının mümkün olmadığı, nüfus kayıtlarıyla davacının murisi .... annesinin babası ... ilk eşi olan ... olduğu anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın doğru olduğu belirtilerek başvurunun esastan reddine dair hüküm kurulmuştur.
3.04.06.1958 tarihli ve 15/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı gereğince, maddî olayları açıklamak taraflara; ileri sürülen olayları hukuken nitelemek, uygulanacak Kanun hükümlerini tespit etmek ve uygulamak görevi hakime aittir. Nitekim 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 33 üncü maddesinde hâkimin, Türk Hukuku'nu re'sen uygulayacağı belirtilmiştir. Bu ilke gereği açılan davayı nitelemek ve açılmış bir dava hakkında doğru hukuk kurallarını bulup uygulamak hâkime düşen bir görevdir. Kayıt düzeltilmesi, aile kütüğüne işlenmiş kaydın bir kısmının düzeltilmesi veya değiştirilmesidir. Nüfus kütüklerindeki doğru olmayan kayıtların düzeltilmesi için mahkemeden karar alınması zorunludur. İşte bu noktada, nüfus kütüğünde yer alan doğru olmayan kayıtlar, ilgilileri veya Cumhuriyet savcısı tarafından açılacak olan kayıt düzeltme davası ile gerçek durumuna uygun hale getirilebilir ki, bu dava uygulamada nüfus kaydının düzeltilmesi davası olarak adlandırılmakta olup zamanaşımı ve hak düşürücü süreye bağlı olmayan nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkin davalarda, DNA testi dahil her türlü kanıta başvurulabilir.
4.Somut olayda, dava nüfus kayıt tashihi davası olup, öncelikle; davayla ilgisi bulunan, menfaatleri etkilenebilecek sağ ve ölen kişilerin tüm vukuatlı nüfus kayıt bilgilerinin (geldi ve gittisi dahil) istenmesi, nüfus kayıtlarına göre kök muris ........, dava nedeniyle hakları etkilenecek mirasçılarının davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlanması, varsa bildirecekleri diğer delillerin toplanması, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Mezarlıklar Daire Başkanlığı Avrupa Yakası Mezarlıklar Müdürlüğü'nün 01.07.2021 tarihli yazı cevabı dikkate alınarak, davacı vekilinin belirttiği ve temyiz dilekçesi ekinde sundukları fotoğraflar kapsamında daha ayrıntılı şekilde mezar yeri araştırması sağlanarak yöntemine uygun fethi kabir işleminin yapılması ve mezarın durumu dikkate alınarak gerekirse numune temini işleminin nasıl gerçekleştirilmesi gerektiği yönünde ATK'dan görüş alınarak fethi kabir işleminin tamamlanması ve kök muris ... ile ......... arasında DNA incelemesi yaptırılarak, tarafların bildireceği ve mahkemece re'sen tespit edilecek tanık beyanları ile toplanacak tüm delilleri de dikkate alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ve araştırma yapılarak karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
KARAR Açıklanan sebeple; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.