Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/4211 E. 2025/11477 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4211
- Karar No
- 2025/11477
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/302 E., 2025/419 K. DAVA TÜRÜ : Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 2. Aile Mahkemesi SAYISI : 2021/826 E., 2022/780 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından hükmün tamamı yönünden; davacı kadın vekili tarafından ise katılma yolu ile tazminat ve nafaka miktarları yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı kadın vekilinin tüm, davalı erkeğin aşağıdaki paragraf kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı kadın vekilince açılan boşanma davasının yapılan yargılaması sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, kadın yararına maddî tazminata hükmedilmiş, davacı kadının manevî tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davalı erkeğin istinaf talebi hakkında istinaf başvurusundan önce feragat etmesi nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına, davacı kadının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile maddi tazminat miktarının arttırılmasına, kadın lehine manevî tazminata hükmedilmiş, karar her iki tarafça temyiz edilmiştir. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden davalı erkeğe kusur olarak yüklenen dini konularda kadına ve çocuklara psikolojik baskı uyguladığı vakıasının kanıtlanmadığı, davalı erkeğin dosyaya sunduğu cevap dilekçesindeki ifadelerin kadına ve çocuklara bu konuda psikolojik baskı yaptığının kanıtı olamayacağı, bu nedenle bu vakıanın davalı erkeğe kusur olarak yüklenmesinin doğru olmadığı anlaşılmaktadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 174 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre boşanma sebebiyle manevi tazminata hükmedilebilmesi için, tazminat talep eden tarafın, kusursuz veya diğer tarafa göre az kusurlu olması ve boşanmaya sebep olan olayların kişilik haklarına saldırı niteliğinde bulunması gerekir. Mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurlar davacı kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde değildir. Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesindeki koşullar davacı kadın yönünden gerçekleşmemiştir. O halde, davacı kadının manevi tazminat talebinin reddine karar verilecek yerde kabulüne karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda (2). Paragrafta belirtildiği üzere manevi tazminat yönünden davalı erkek yararına BOZULMASINA, 2.Yukarıda (1) numaralı paragrafta belirtildiği üzere davacı kadın vekilinin tüm, davalı erkeğin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmanın kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıdaki temyiz giderinin ...'ye yükletilmesine, Peşin alınan harcın istek halinde yatıran ...'ye iadesine, Dosyanın İlgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.