Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/3671 E. 2025/10619 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3671
- Karar No
- 2025/10619
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/50 E., 2025/92 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 2. Aile Mahkemesi SAYISI : 2024/218 E., 2024/711 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Taraflar arasında görülen evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı karşılıklı boşanma davalarının yapılan yargılaması sonunda İlk Derece Mahkemesince; 11.03.2022 tarihli karar ile davaların kabulüne, tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer'îlerine karar verilmiş, karara karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi aşamasında davacı -karşı davalı kadın vefat etmiş, Bölge Adliye Mahkemesince kadın eş vefat ettiğinden mirasçıların davaya dahil edilmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Kaldırma kararı sonrasında İlk Derece Mahkemesince verilen 11.11.2022 tarihli karar ile; evlilik birliği kadın eşin ölümü ile sona erdiğinden asıl ve karşı boşanma davaları hakkında karar verilmesine yer olmadığına, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin tam kusurlu olduğunun ve yasal mirasçı olamayacağının tespitine hükmedilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı erkek vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş; istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesince bu sefer kısa karar ile gerekçeli karar çelişkisi, savunma hakkının kısıtlanması, sağ kalan eşin kusur durumunun tespiti ile yetinilmesi gerektiği ve kabule göre de; erkeğe yüklenen "maaşını şans oyunlarında harcadığı" vakıasına da kadın tarafından dilekçeler aşamasında usulünce dayanılmadığından bu vakıanın kusur belirlemesinden çıkarılması gerektiği belirtilerek erkek vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının ikinci kez kaldırılmasına ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İkinci kaldırma kararı sonrasında İlk Derece Mahkemesince verilen 13.09.2024 tarihli karar ile evlilik birliği kadın eşin ölümü ile sona erdiğinden asıl ve karşı boşanma davaları hakkında karar verilmesine yer olmadığına, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin tam kusurlu olduğunun tespitine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı erkek vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş; Bölge Adliye Mahkemesince erkek vekilinin istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, karar erkek vekilince temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesi'nin 11.03.20 22... .11.2022 tarihli kararları ile erkeğe "kadının maaş kartlarını aldığı, ekonomik yönden şiddet uyguladığı, maaşını şans oyunlarında harcadığı, evin ihtiyaçlarına katkı sağlamadığı, " vakıaları; 13.09.2024 tarihli kararında ise erkeğe; "kadına karşı sürekli kahpe, orospu demek suretiyle hakaret ettiği, kadının hasta olması nedeniyle maaş kartını erkeğe vermek durumunda kaldığı, erkeğin evin müşterek ihtiyaçları için buradan harcama yaptığı ancak define aramaya çıkarak zamanını ve kendi parasını burada sarf ettiği, evin giderlerine katkı sağlamadığı, erkeğin kadına ait evi kiraya verdiği ancak gelirini kadına vermediği" vakıaları kusur olarak yüklenmiştir. İlk Derece Mahkemesi'nin 11.11.2022 tarihli kararına karşı sadece erkek tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğuna göre erkeğe başkaca kusurlu bir vakıanın yüklenebilmesi mümkün değildir. Hal böyle iken İlk Derece Mahkemesince verilen 13.09.2024 tarihli kararda erkeğe "kadına karşı sürekli kahpe, orospu demek suretiyle hakaret ettiği, define aramaya çıkarak zamanını ve kendi parasını burada sarf ettiği, erkeğin kadına ait evi kiraya verdiği ancak gelirini kadına vermediği" vakıalarının kusur olarak yüklenmesi doğru olmayıp yukarıda açıklanan nedenle bu vakıaların erkeğin kusurlarından çıkarılması gerekmiştir. Sonuç olarak; kadının maaş kartını alan, ekonomik yönden şiddet uygulayan ve evin ihtiyaçlarına katkı sağlamayan sağ kalan eş olan erkeğin boşanmaya sebebiyet verecek derecede kusurlu olduğu dosya kapsamındaki deliller ile sabittir. Bu durumda temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle yukarıdaki paragrafta da açıklandığı üzere kadının maaş kartını alan, ekonomik yönden kadına şiddet uygulayan ve evin ihtiyaçlarına katkı sağlamayan sağ kalan eş olan erkeğin boşanmaya sebebiyet verecek derecede kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre sonucu itibariyle usul ve kanuna uygun olup temyiz edilen hükmün onanması gerekmiştir.
KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.