Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/1567 E. 2025/8347 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1567
Karar No
2025/8347
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/582 E., 2024/1546 K. DAVA TÜRÜ : Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek vekili tarafından ortak çocuğun fiilen kendi yanında yaşadığını bu nedenle iştirak nafakasının da kalkması gerektiğini beyanla kusur belirlemesi, nafakalar ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Kamu düzenine ilişkin olan velâyet düzenlemesi yapılırken gözönünde tutulması gereken temel ilke “çocuğun üstün yararı"'dır (Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme md.3; Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi md.1; Türk Medeni Kanunu md.339/1, 343/1, 346/1; Çocuk Koruma Kanunu md. 4/b .) Çocuğun üstün yararını belirlerken onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlâki ve toplumsal gelişiminin sağlanması amacının gözetilmesi gereklidir. Anne ve babanın yararları boşanmadaki kusurları, ahlâki değer yargıları, sosyal konumları gibi durumları çocuğun üstün yararını etkilemediği ölçüde göz önünde tutulur.

Somut olayda İlk Derece Mahkemesince tarafların ortak çocuğunun velâyeti davacı anneye verilmiştir. Temyiz dilekçesinde davalı baba çocuğun fiilen kendi yanında yaşadığını belirtmiştir. O halde Bölge Adliye Mahkemesince; kamu düzeninden sayılan velâyet konusunda babanın çocuğun fiilen kendi yanında yaşadığı yönündeki iddiaları ve dosya kapsamındaki diğer bilgi, belge ve tespitler çerçevesinde; yeniden anne ve babanın yaşadığı yer, sosyal çevre ve çocukların gelişim durumu incelenerek, yapılacak incelemeler sonucunda uzman görüşü ve çocuğun beyanları da alınmak suretiyle çocuğun üstün yararına olan durumun tespit edilip, velâyet hakkında sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.

KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının velayet düzenlemesi yönünden BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalı vekilinin iştirak nafakasına yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

2.Davalı erkek vekilinin sair temyiz itirazlarının ise reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmanın kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/1567, K. 2025/8347, T. 07.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-hukuk-dairesi-2025-1567-e-2025-8347-k-6e6fcb5cb7fd