Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/10572 E. 2026/6513 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/10572
- Karar No
- 2026/6513
- Karar Tarihi
SAYISI : 2023/872 E., 2025/1051 K. DAVA TÜRÜ : Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 10. Aile Mahkemesi SAYISI : 2020/562 E., 2023/189 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi ve reddedilen fer'î talepleri yönünden; davalı erkek vekili tarafından ise tamamı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı erkeğin tüm, davacı kadının aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince davalı erkeğin kişisel bakımına dikkat etmediği, boşanmaya sebep olan olaylarda erkeğin tam kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın ferilerine karar verilmiştir. İstinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesince, davacı kadının da sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, bu suretle boşanmaya sebep olan olaylarda davacı kadının, davalı erkeğe nazaran daha ağır kusurlu olduğu kabul edilerek hüküm tesis edilmiş ise de dosya kapsamından davacı kadının eylemlerinin sadakatsizlik boyutuna ulaşmayan güven sarsıcı davranış niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca davalı erkeğin İlk Derece Mahkemesince kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışının yanında ev hanımı olması sebebi ile geliri bulunmayan kadının kişisel ihtiyaçlarını karşılamayarak birlik görevlerini yerine getirmediği de sabittir. O hâlde, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda; kişisel bakımına dikkat etmeyen ve ev hanımı olması sebebi ile geliri bulunmayan kadının kişisel ihtiyaçlarını karşılamayarak birlik görevlerini yerine getirmeyen erkek eş ile güven sarsıcı davranışta bulunan kadın eş eşit kusurludur. Hal böyle iken yanılgılı değerlendirme sonucu boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davacı kadının davalı erkeğe nazaran daha ağır kusurlu olduğunun kabul edilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
3. Yukarıdaki paragrafta açıklandığı üzere; evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda taraflar eşit kusurludur. Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. (TMK.m..175) Toplanan delillerle, boşanmaya sebep olan olaylarda davacı kadının daha ağır kusurlu olmadığı, her hangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiştir. O halde, davacı kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde isteğin reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, kadının reddedilen yoksulluk nafakası talebi yönlerinden BOZULMASINA, 2.Davalı erkeğin tüm, davacı kadının diğer temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, Peşin alınan harcın istek halinde yatıran davacıya iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.