Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/4235 E. 2025/757 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4235
- Karar No
- 2025/757
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3402 E., 2024/434 K. DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Manavgat 2. Aile Mahkemesi SAYISI : 2019/104 E., 2022/370 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından reddedilen davası ve fer'îleri yönünden; davalı-davacı erkek vekili tarafından ise reddedilen davası ve fer'ileri yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle boşanmalarına, müşterek çocuğun velayetinin davacı-karşı davalı anneye verilmesine, çocuk yararına tedbir ve iştirak nafakasına, erkek yararına manevi tazminata, kadının yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiş hüküm kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, erkeğin kabul edilen boşanma davası ve manevi tazminat talebi ile reddedilen kendi boşanma davası, maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası talepleri yönünden istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince erkeğin daha önce açtığı ve feragat nedeiyle reddedilip kesinleşen boşanma davasının açıldığı tarihten sonra kadının kusurunun bulunduğunun kanıtlanamadığı, bu nedenle erkeğin davası yönünden de Türk Medeni Kanunu'nun 166/1-2 maddesinin koşullarının oluşmadığı belirtilerek kadın vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün ilgili bölümlerinin kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle kadının kusursuz olduğunun tespiti ile erkeğin davasının ve manevi tazminat talebinin reddine, kadın vekilin,in sair istinaf istemlerinin ise esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm her iki taraf vekili tarafından reddedilen kendi boşanma davaları ve fer'î talepleri yönünden temyiz edilmiştir. 1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, delillerin takdirinde hata görülmemesine göre davalı -davacı erkek vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davacı-davalı kadın vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; her ne kadar İlk Derece Mahkemesince "... tarafların evliliğinin sona ermesinde asıl kusurlunun davacı- karşı davalı kadın olduğu, müşterek konutta davalı- karşı davacı erkek ile birlikte yaşamaktan kaçınarak birliğin üzerine yüklediği yükümlülükleri yerine getirmediği, kadının erkeğin sadakatsizliği iddiasına yönelik ise bu maddi vakıayı ispatlamadığı gibi aradan geçen zaman zarfında bu maddi vakıaların affedilmiş sayılması gerektiği" gerekçesiyle kadının boşanma davasının reddine karar verilmiş ve kadının reddedilen boşanma davası ve fer'î taleplerine yönelik istinaf başvurusu da istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiş ise de; yapılan yargılama, toplanan deliller ve tanık beyanlarından erkeğin Sevgi isimli kadınla güven sarsıcı davranışlarının bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı -karşı davalı kadın dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, davacı -karşı davalı kadın tarafından açılan asıl boşanma davasının kabulü ile boşanmaya karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile kadının davasının reddi doğru bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ve kadının reddedilen asıl boşanma davası ve fer'îleri yönünden kadın yararına BOZULMASINA, 2.Davalı -karşı davacı erkek vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz tolunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmanın kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Peşin alınan harcın istek halinde yatıran Fatma'ya iadesine,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden Niyazi'ye yükletilmesine,Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,3.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.