Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2018/7343 E. 2019/225 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/7343
Karar No
2019/225
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır (Teb. K. m. 10/1). Adres kayıt sisteminde bulunan adresin bilinen en son adres olarak kabul edilebilmesi, bilinen en son adrese tebligat yapılamamış olması veya bu adresin tebliğe elverişli olmaması halinde mümkündür. Bilinen en son adresin tebliğe elverişli olmadığı anlaşılmadan veya bu adreste tebligat yapılamadığı görülmeden doğrudan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde tebligatın yapılması; yapılan tebligatı usulsüz kılar (Teb. K. m. 10/2). Mahkemece dava dilekçesi, davalıya, dava dilekçesinde bildirilen adrese gönderilmiş, tebligatın bila tebliğ iade dönmesi üzerine, davalının adres kayıt sistemindeki adresine normal tebligat çıkartılmadan, tebligat zarfının üzerinde "Mernis" şerhi düşülerek tebliğe çıkarılmış, bu adreste Tebligat Kanunu'nun 21/2 maddesine göre evrak muhtara tebliğ edilmiştir. Bu şekilde yapılan tebligat usulsüzdür. Kaldı ki ;daha sonra ilanen tebliğ yapıldığı ve ilan suretiyle tebliğinde de tebliğ olunacak evrak ve ilan suretinin tebliği çıkaran mercide herkesin kolayca görebileceği bir yere (divanhane) asılması ve bu hususun belgelenmesi de gerektiği, ancak dosya arasında ilan suretinin mahkeme divanhanesinde askıya çıkarıldığına ilişkin bir belge bulunmadığı anlaşılmakla ilanen tebligatın da usulüne uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle davalı erkeğe yapılan dava dilekçesinin tebliği usulsüz olup davalının savunma hakkı kısıtlanmıştır O halde, mahkemece yapılacak iş; davalıya usulüne uygun şekilde dava dilekçesinin tebliği, cevap dilekçesi sunma hakkı tanınması, dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşaması tamamlandıktan sonra ön inceleme duruşma günün tebliği, bundan sonra tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların tespiti (HMK m. 140) taraflarca üzerinde anlaşılmayan ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar için usulüne uygun şekilde delil gösterildiği takdirde tahkikat aşamasına geçilerek gösterilen deliller toplanıp, birlikte değerlendirilerek bir sonuca ulaşmaktan ibarettir. Açıklanan bu hususlara riayet edilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi hukuki dinlenilme hakkının (HMK m.27) ihlali niteliğinde olup, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 16.01.2019 (Çrş.)

Atıf: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2018/7343, K. 2019/225, T. 16.01.2019, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-hukuk-dairesi-2018-7343-e-2019-225-k-511c93846f5e