Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2012/4129 E. 2012/6209 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/4129
Karar No
2012/6209
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ :İpoteğin Kaldırılması Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; onanmasına dair Dairemizin 13.10.2011 gün ve 16394-15754 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun kanun yollarına ilişkin hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir. Temyiz ilamında yer alan açıklamalara göre Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin REDDİNE, aynı Kanunun 442/3. maddesi gereğince; bu maddede gösterilen para cezasının miktarı 5252 sayılı Kanunun 4. maddesiyle artırıldığından ve aynı yasanın 7. maddesiyle; ceza, idari para cezasına dönüştürüldüğünden, 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 17. maddesinin 7. fıkrasıyla da idari para cezaları her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yıl uygulanan miktarın, o yıl için belirlenmiş olan yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanacağı öngörülmüş olmakla, bu suretle hesaplanan 203.00 TL. idari para cezasının ve Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 43.90 TL. ilam harcının karar düzeltme talep edene yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna, oyçokluğuyla karar verildi.19.03.2012 (Pzt.) (Muhalif) KARŞI OY YAZISI Aile konutu üzerinde lehine ipotek tesis edilen davalı banka, tacirdir. Her tacir, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli hareket etmekle yükümlüdür (TTK.md.20/2). Basiretli davranma yükümlülüğü, alacağına teminat olarak gösterilen konutun fiili ve hukuki durumunu, nitelik ve kullanım şeklini bilmeyi de gerektirir. Banka bu araştırmayı yapmamış ise, özensiz davranmış demektir. Kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyiniyet iddiasında bulunmaz (TMK.md.3/2). Bu sebeple davalı bankanın “iyiniyetli olduğuna” ilişkin savunmasının somut olayda hukuki bir öneminin bulunmadığı, bunun sonucu olarak Türk Medeni Kanunun 1023. maddesinden yararlanamayacağı kanaatindeyim. Öyleyse davacı eşin açık rızası alınmadan tesis edilen ipoteğin Türk Medeni Kanunun 194/1. maddesi gereğine kaldırılmasına karar verilesi gerekir. Davacının karar düzeltme talebinin açıklanan sebeple kabulüne, onama kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme kararının açıklanan sebeple bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun, karar düzeltme isteğinin reddi yönündeki görüşüne katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/4129, K. 2012/6209, T. 19.03.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-hukuk-dairesi-2012-4129-e-2012-6209-k-cb623a44b0f3