Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2012/10501 E. 2012/18289 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/10501
- Karar No
- 2012/18289
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; bozulmasına dair Dairemizin 9.2.2012 gün ve 21386 - 2205 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun kanun yollarına ilişkin hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir. Temyiz ilamında yer alan açıklamalara göre Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin REDDİNE, aynı Kanunun 442/3. maddesi gereğince; bu maddede gösterilen para cezasının miktarı 5252 sayılı Kanunun 4. maddesiyle artırıldığından ve aynı yasanın 7. maddesiyle; ceza, idari para cezasına dönüştürüldüğünden, 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 17. maddesinin 7. fıkrasıyla da idari para cezaları her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yıl uygulanan miktarın, o yıl için belirlenmiş olan yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanacağı öngörülmüş olmakla, bu suretle hesaplanan 203.00 TL. idari para cezasının ve Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 43.90 TL. ilam harcının karar düzeltme talep edene yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna, oyçokluğuyla karar verildi.02.07.2012 (Pzt.) (Muhalif) KARŞI OY YAZISI 1-Davalı kadın, gerek yerel mahkemenin gerekse davacı kocanın haberi bile olmadığı "YENİ DELİLLERİ" "temyiz" aşamasında Yargıtay'a sunmuş olup değerli çoğunluk boşanma davalarında temyiz aşamasında bile sanki "YENİ DELİL" sunma konusunda bir usul kuralı varmış gibi bu YENİ DELİLİ hükme esas almıştır. 2-Boşanma hukukunda davadan sonra gerçekleşen ve boşanma sebebi oluşturan her olay ancak "yeni bir davanın konusu" olabilir. 3-Boşanma hukukunda temyiz aşamasında delil sunma hakkını düzenleyen ve boşanma davalarına özgü bir usul kuralı yoktur. Nitekim değerli çoğunluk bu usuli işleme ilişkin bir usul hükmüne atıf yapamamaktadır. Çünkü böyle bir usul kuralı bulunmamaktadır. 4-Değerli çoğunluğun atıf yaptığı Türk Medeni Kanununun 185/3. maddesi hükmünün ise bir "usul kuralı" olmayıp "maddi hukuk kuralı" olduğu ise izahtan varestedir. 5-Maddi hukuka ilişkin bir kuralın ise içtihat yolu ile olsa dahi "usul kuralına" "dönüştürülmesi" pozitif hukukta mümkün değildir. 6-Böyle bir uygulama başlatılırsa Yargıtay'da bulunan bütün boşanma dosyalarına bırakın temyiz aşamasını karar düzeltme aşamasında bile yeni delil listesi sunularak davaların sonlanamaz hale getirileceği bilimsel gerçekliktir. Farklı düşünüyorum.