Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/402 E. 2024/11756 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/402
- Karar No
- 2024/11756
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi, Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/324 D. İş, 2023/699 D. İş SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARARLAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I.İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.12.2023 tarihli ve KYB-2023/124854 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya aslının, diğer sanıklar yönünden temyiz incelemesi amacıyla Yargıtay'da olduğu anlaşıldığından onaylı suret üzerinden yapılan incelemede: Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 04/03/2020 tarihli ve 2020/1007 esas, 2020/85 karar sayılı ilamında "...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinde hükmün nelerden ibaret olduğunun belirtilmesi ve sanık hakkında 16/06/2010 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilmesi karşısında, sanık hakkında verilen anılan kararın yargılamanın yenilenmesine konu olamayacağı..." şeklinde belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarında yargılamanın yenilenmesinin mümkün olamayacağı, Diğer yandan Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz veya istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddî boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, sanık ile birlikte iştirak halinde aynı suçu işleyen diğer sanık ... hakkındaki anılan kararın kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suçtan mahkum edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanması ile sanık ...'ın atılı hırsızlık suçundan mahkumiyetine ilişkin Gebze 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/02/2021 tarihli ve 2020/763 esas, 2021/143 sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 04/11/2021 tarihli ve 2021/1383 esas, 2021/2671 sayılı kararında yer alan "... dava konusu olayda, sanığın soruşturmanın en başından beri hırsızlık yapmadığını savunduğu sanığın bu savunmalarının aksini gösterir eylemi gerçekleştirdiğine dair başkaca da herhangi bir delil bulunamadığı, buna göre, sanığın üzerine atılı suçu işleyip işlemediği hususunun şüpheli kaldığı ve şüphenin yargılama safahatı içerisinde giderilemediği, bu suretle sanığın inkara yönelik savunmalarının aksinin kanıtlanamadığı, sanık hakkında hırsızlık suçunu işlediğine dair yeterli, her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilememesi nedeniyle, sanığın beraatlerine karar verilmesi yerine yazılı gerekçe ile mahkumiyetine karar verilmesi bozmayı gerektirmiş, Sanık müdafinin istinaf itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca hükmün BOZULMASINA,.... atılı suçtan ayrı ayrı BERAATİNE" şeklindeki açıklamalar karşısında, somut olayda, sanığın tarihi eser niteliği bulunan mermer parçayı taşıyan araç içerisinde diğer sanıklar ile 14/09/2010 tarihinde yakalanması üzerine yapılan yargılama sonucunda sanığın hırsızlık suçundan mahkumiyetine karar verilmiş ise de; sanığın aşamalardaki tüm beyanlarında suçlamayı kabul etmediğini, olay tarihinde diğer polis arkadaşı ... ile Dilovası Jandarma Kavşağında buluştuklarını, bir süre gezdiklerini, Özel Merkez Hastanesine doğru yürüdükleri sırada bir kamyonetin yanlarında durduğunu Serdar'la birlikte bu araca bindiklerini bir süre sonra aracın önünü ekiplerin kestiğini, hırsızlık olayı ile hiçbir ilgisinin olmadığını beyan ettiği, sanığın aşamalardaki beyanlarında suçlamayı reddeden savunması aksine üzerine atılı suçu işlediği sabit olmadığı gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II.GEREKÇE-KARAR 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesinde düzenlenen kanun yararına bozma; kesinleşmiş hâkimlik veya mahkeme kararlarına karşı başvurulan olağanüstü bir yasa yoludur. Bu yasa yolu ile kanunların aynı (tek) biçimde uygulanması, temyiz veya istinaf kanun yolları denetiminden geçmeksizin kesinleşen kararlardaki hukuka aykırılıkların giderilmesinin sağlanması amaçlanmaktadır. Bu manada kanun yararına bozma istemine konu edilen kararlardaki hukuka aykırılıkların denetlenebilmesi bakımından dosyadaki evrakların eksiksiz bir şekilde olmasının gerekmesi nedeniyle dosyada olmayan soruşturma evraklarının denetime olanak verecek şekilde dosya içerisine konulmasından sonra incelenmek üzere iadesinin mahallince sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 16.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.