Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/12048 E. 2025/7503 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2022/12048
Karar No
2025/7503
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1066 E., 2021/199 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi, ilk derece mahkemesi mahkûmiyet kararı kaldırılarak beraat, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm tesisi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 28.01.2021 tarihli ve 2020/1066 Esas, 2021/199 Karar sayılı kararının, sanık ..., katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; I. Sanık ... Hakkında Hırsızlık ve Mala Zarar Verme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden; Sanığa yüklenen hırsızlık ve mala zarar verme suçları için, suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda öngörülen cezaların türü ve miktarı gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-g maddesi uyarınca, on yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan ilk derece mahkemelerince verilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, katılan vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II. Sanık ... Hakkında Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 272/3-a maddesi uyarınca, hapis cezasından çevrilen adli para cezaları hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen üç bin Türk lirası dahil adli para cezası mahkûmiyet hükümlerine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup temyizi mümkün olmadığından katılan vekilinin temyiz isteminin 5237 sayılı Kanun'un 298. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, III. Sanık ... Hakkında Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, katılan vekili ve sanığın temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, IV. Sanık ... Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanunun 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, katılan vekilinin temyiz isteminin, sanığın, diğer sanıklarla birlikte fikir ve eylem birliği içerisinde atılı suçu işledikleri dosya kapsamında kuşkuya yer bırakmayacak somut delillerle sabit olduğuna, olay gününden önce suç işemeye yönelik konuşma veya görüşmelerin olup olmadığına, hazırlık aşamasına ilişkin araştırma yapılmasına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan ilk derece mahkemesinin mahkûmiyet kararı kaldırılarak verilen beraat kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında verilen karar hukuka uygun bulunduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz isteminin reddiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, V. Sanık ... Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanunun 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, katılan vekilinin temyiz isteminin, sanığın, diğer sanıklarla birlikte fikir ve eylem birliği içerisinde atılı suçu işledikleri dosya kapsamında kuşkuya yer bırakmayacak somut delillerle sabit olduğuna, olay gününden önce suç işemeye yönelik konuşma veya görüşmelerin olup olmadığına, hazırlık aşamasına ilişkin araştırma yapılmasına; sanığın temyiz isteminin patronu ...'ın talimatıyla gerçekleştirdiğine, asıl suçlulara beraat kararı verildiğine, adil yargılanma yapıldığına, suçu işlediğine dair somut delil olmadığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık ve katılan vekilinin temyiz nedenleri reddedilmiştir.Ancak; 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3. maddesinde belirlenen "ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda hükümlü koşullu salıverilmez." hükmü uyarınca hakkında ikinci kez tekerrür hükümleri uygulanan sanığın cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri hükümlerinin uygulanmasına mahkemesince karar verilemeyeceği, bu hususun 5275 sayılı Kanun'un 108/4. maddesi uyarınca infaz hakiminin görevi kapsamında infaz aşamasında değerlendirilebileceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında kurulan hüküm fıkrasından tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bölümden “cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” cümlesinin çıkartılması suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca usul ve yasaya uygun olan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/12048, K. 2025/7503, T. 28.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2022-12048-e-2025-7503-k-cf4b0b97a09c