Yargıtay · 19. Ceza Dairesi

Yargıtay 19. Ceza Dairesi 2019/3537 E. 2020/2553 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
19. Ceza Dairesi
Esas No
2019/3537
Karar No
2020/2553
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5607 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜMLER : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, 6455 sayılı Kanunla değişik 5607 sayılı Kanunun 3/18. maddesi ile 6545 sayılı Kanunla değişik 5607 sayılı Kanunun 3/18. maddesi delaleti ile aynı kanunun 3/5, 3/10 ve 3/22. maddeleri arasında lehe aleyhe kanun değerlendirmesinde; suça konu gümrük kaçağı sigaraların gümrüklenmiş değerinin fahiş olması halinde 6455 sayılı Kanunla değişik 5607 sayılı Kanunun 3/18. maddesinin lehe sonuç doğurduğu ve buna göre hüküm kurulması gerektiği kabul edilerek yapılan incelemede; A- Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde; Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 4/2. maddesinde düzenlenen toplu kaçakçılık hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından ve Anayasa Mahkemesi'nin TCK'nin 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24/11/2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı, infaz aşamasında gözetilebileceğinden, bozma nedeni yapılmamıştır. Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu, Cezanın Kanuni bağlamda uygulandığı, Anlaşıldığından, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, B- Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde; Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak, 1-Gümrük kaçakçılığı suçlarında korunan hukuki yarar; Devletin egemenlik hakkının bir kısmı olarak ortaya çıkan kendi milli sınırları dahilindeki her türlü eşya giriş ve çıkışını kontrol etme ve düzenleme yetkisidir. Anılan fiiller ile devletin söz edilen egemenlik hakkının ihlali ile birlikte devletin vergilendirme hakkı ve mali yararlarını da ihlal ettiği kuşkusuzdur. Verginin ise devletin kamu hizmetlerini finanse etmek için toplumu oluşturan kişilerden zorunlu olarak alınan ekonomik değerler olduğu nazara alındığında gümrük kaçakçılığı suçlarının vergi kaybına sebep olması sonucu, kamu hizmetlerinin finansmanında güçlükler doğuracağı muhakkaktır. Bu itibarla, gümrük kaçakçılığı suçlarının mağdurunun da devletin yürüttüğü kamu hizmetlerinden yararlanan bireylerden oluşan toplum olduğu cihetle; UYAP ortamında yapılan araştırmada, sanık ... hakkında 02/06/2013 tarihinde işlediği aynı suç nedeniyle açılan kamu davası üzerine, Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 2013/481 (E) - 2013/1115 (K) sayılı hükmün Dairemizce incelenerek aynı gün bozulmasına karar verilmesi karşısında; Anılan dava ile iş bu dava birleştirilerek, suç ve iddianame tarihleri dikkate alınıp hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmek sureti ile sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işleyip işlemediğinin ve hakkında TCK'nin 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması zorunluluğu, 2- Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kanun'un 4/2. maddesinde düzenlenen toplu kaçakçılık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 3- Sanık ...'ın vekili tarafından gönderilen 30.05.2014 havale tarihli temyiz dilekçesinde zihinsel engelli olduğunun iddia olunması, UYAP kayıtları incelendiğinde sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair kararlar bulunması ve dilekçe ekinde de 11.12.2013 tarihli sağlık kurul raporu bulunması karşısında, sanığın suç tarihinde 5237 sayılı TCK'nin 32. maddesi uyarınca ceza sorumluluğunu tamamen ya da kısmen kaldıracak biçimde işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinde önemli derecede azalma olup olmadığı konusunda rapor alınarak sonucuna göre hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 4-Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu, Kanuna aykırı ve sanıkların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca, BOZULMASINA, sanık ... yönünden bu dosyada verilen ceza miktarı ile teselsüle dahil edilecek dosyadaki ceza miktarı toplamı ve aleyhe temyiz bulunmamasına rağmen adı geçen sanığın çifte atıfetten yararlanamayacağı gözetilerek CMK'nin 326/son maddesi gereği sanıkların cezada kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 04/03/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2019/3537, K. 2020/2553, T. 04.03.2020, www.arakarar.com/karar/yargitay-19-ceza-dairesi-2019-3537-e-2020-2553-k-01948f2e971e