Yargıtay · 18. Hukuk Dairesi

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi 2013/9858 E. 2013/13957 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
18. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/9858
Karar No
2013/13957
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Dava dilekçesinde, evlat edinmeye dair kararın tanıma ve tenfizi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacılar vekili, Etiyopya Mahkemesince verilen evlat edinmeye ilişkin kararın tanıma ve tenfizini istemiş, mahkemece TMK nun 305/1. maddesi gereğince evlat edinilecek küçüğün bir yıl süreyle bakılmış ve eğitilmiş olma koşulunun gerçekleşmediği, bu nedenle evlat edinme kararının Türk kamu düzenine açıkça ve tahammül edilemez derecede aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 5. maddesi; “Yetkili yabancı hukukun belirli bir olaya uygulanan hükmünün Türk kamu düzenine açıkça aykırı olması halinde bu hüküm uygulanmaz; gerekli görülen hallerde Türk hukuku uygulanır.” hükmünü içermektedir. Gerçekten de yabancı hukukun uygulanması tahammül edilmez derecede Türk kamu düzenini açıkça ihlal etmekte ise, ilgili hukuk kuralı olayda uygulanamaz. Kamu düzeni Yargıtay İçtihatı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 2010/1 Esas 2012/1 Karar sayılı ve 10.02.2012 tarihli içtihadı birleştirme kararında “toplumun temel yapısını ve çıkarlarını koruyan kuralların bütünü” olarak tanımlanmıştır. Bu bağlamda, Türk hukukunda yer alan bir kuralın yabancı ülke hukukunda bulunmaması ve bu nedenle yabancı ülke mahkemesince değerlendirmeye tabi tutulmaması durumunda, ortaya çıkan sonucun her halükarda Türk kamu düzenine açıkça aykırı olduğunu söyleyebilmek mümkün değildir. Nitekim aynı İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararında “Türk kamu düzeninin ihlalini gerektirecek haller çoğunlukla emredici bir hükmün açıkça ihlali halinde düşünülecektir. Fakat her emredici hükmün ihlali halinde veya her emredici hükmü ihlal eden bir yabancı kararın Türk kamu düzenine aykırı bulunduğunu söylemek olanaklı değildir. Esas uygulanan hukukun Türk hukukundan farklı olması ya da Türk hukukunun emredici kurallarına aykırı olması gibi nedenlerle yabancı kararın tenfizi reddedilemez. Burada esas alınması gereken kıstas, yabancı ilamın Türk hukukunda bir veya birden çok kanun hükümlerine aykırı bulunmasından çok Türk hukukunun temel değerlerine, Türk genel edep ve ahlak anlayışına ve hukuk siyasetine, Anayasa'da yer alan temel hak ve özgürlüklere, milletlerarası alanda geçerli ortak ve kabul görmüş hukuk prensiplerine, ikili anlaşmalara, gelişmiş toplumların ortak benimsedikleri ahlak ve adalet anlayışına, medeniyet seviyesine, siyasi ve ekonomik rejimine bakmak olmalıdır.” denilmektedir. Öte yandan Türkiye tarafından da kabul edilen Çocukların Korunması ve Ülkelerarası Evlat Edinme Kanununda İşbirliğine Dair Sözleşmenin 1. maddesinde ülkelerarası evlat edinmelerin çocuğun yüksek yararlarına uyularak yapılması için koruyucu tedbirleri tesis etmenin sözleşmenin amacı olduğu belirlenmiş, uluslararası evlat edinmelerin şartlarını belirleyen 4. maddede de, evlat edinmenin sınırları gösterilmiş ancak burada belirli bir süre bakım ve eğitim şartından bahsedilmemiştir. Buna göre tabi olduğu yabancı ülke hukukuna göre evlat edinilen küçüğün, Türk Medeni Kanununun 305/1. maddesi uyarınca bir yıl süreyle bakılmış ve eğitilmiş olmaması, küçüğün yüksek yararları da dikkate alındığında Türk kamu düzenine açıkça aykırılık teşkil etmez. Mahkemece, gerekli araştırma yapılarak yabancı mahkeme kararının tenfizine engel bulunmaması halinde davanın kabulüne karar vermek gerekirken, belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2013/9858, K. 2013/13957, T. 24.10.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-18-hukuk-dairesi-2013-9858-e-2013-13957-k-49f4f7df1ed9