Yargıtay · 18. Hukuk Dairesi
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi 2013/17706 E. 2013/16792 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 18. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/17706
- Karar No
- 2013/16792
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Nazilli Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 22.01.2013 tarihli yazısı ile ...'a vasi atanması istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm vasi adayı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Nazilli E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 22.01.2013 tarihli ihbar yazısı ile hükümlü ...'in Türk Medeni Kanununun 407. maddesi gereğince kısıtlanması istenmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, vasi adayı hem esas yönünden hem de atanan vasinin şahsına yönelik olarak kararı temyiz etmiştir. 1-Hükmün esasına yönelik temyizin incelenmesinde; Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; İhbar yazısında hükümlü ...'in Türk Medeni Kanununun 407. maddesi gereğince kısıtlanması istendiği halde mahkemece hükümlü ...'in Türk Medeni Kanununun 405. maddesi gereğince kısıtlanmasına karar verilmesi doğru değil ise de bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 1 nolu bendinde yer alan "TMK'nun 405. maddesi" kelimelerinin metinden çıkarılmasına, yerine "Türk Medeni Kanununun 407. maddesi" tümcesi yazılmak suretiyle kararın düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 2-Atanan vasinin şahsına itiraz yönünden temyize gelince; Türk Medeni Kanununun 422. maddesi gereğince vasinin şahsına-sıfatına karşı yapılan itirazları veya vasinin ileri sürdüğü kaçınma sebeplerini (özürleri) inceleme görevi, öncelikle vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesine, onun kabul etmemesi halinde denetim makamına aittir. Türk Medeni Kanununun 397. maddesinde de denetim makamı görevinin asliye hukuk mahkemesine ait olduğu hükme bağlanmıştır. Açıklanan bu hukuki düzenlemelere göre; temyiz dilekçesinin vesayet makamının atadığı vasinin şahsına karşı itiraz olarak kabul edilip yapılan bu itirazların öncelikle sulh hukuk mahkemesince değerlendirilmesi, itiraz nedenleri yerinde görülmediği takdirde buna ilişkin kararla birlikte evrakın denetim makamı olan asliye hukuk mahkemesine gönderilmesi ve denetim makamınca bu konuda kesin bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine İADESİNE, 02.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.