Yargıtay · 18. Hukuk Dairesi
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi 2007/8248 E. 2007/8252 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 18. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2007/8248
- Karar No
- 2007/8252
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde vakıf senedinde yapılan değişikliğin tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm ... tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Dava dilekçesinde, ... senedinde 5072 sayılı Yasa hükümleri uyarınca yapılan değişikliklerin tescili istenilmiş, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla gerektirici yasal nedenlere göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 101.maddesi hükmüne göre vakıf, gerçek ve tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleri ile oluşan tüzel kişiliğe sahip mal topluluğudur. Kurulmuş olan bir vakfın özgülendiği amacı doğrultusunda varlığını sürdürmesi ve yönetim organlarınca da bu amacın gerçekleştirilmesi esastır. Vakfın kuruluş senedinde belirlenen amacı ve örgütlenme biçimi, zorunluluk doğmadıkça kural olarak vakıf organlarınca değiştirilip genişletilemez. Bununla birlikte vakfın amacı geçen zaman içinde tamamen değişik bir anlam ve nitelik kazanmış olursa, ancak bu nedenle değiştirilmesi söz konusu olacaktır. Türk Medeni Kanunun 113 üncü ve Türk Medeni Kanunu Hükümlerine Göre Kurulan ... Hakkında Tüzüğün 26 ncı maddeleri, vakfın asıl amacının niteliği ve kapsamı vakfedenin vakıf senedinde belirttiği isteğine açıktan açığa uymayacak derecede değişmiş olursa, amacın değiştirilmesinin olanaklı olduğunu hükme bağlanmıştır. Burada ölçü, vakfın değişen koşullar karşısında başlangıçtaki amacın gerçekleşmesinin olanaksız duruma gelmesidir. Amacın değiştirilmesi için objektif ve subjektif koşulların birlikte bulunması gerekir. Objektif koşullar amacın anlam ve içeriğini yitirmesini, subjektif koşullar bakımından da değişmiş olan amacın artık vakfedenin isteği ile
bağdaşmasına olanak bulunmamasına bağlıdır. Ancak bu iki koşulun gerçekleşmesi durumunda vakıf yönetim organının veya denetim makamının başvurusu üzerine Mahkemece diğerinin yazılı görüşü de alındıktan sonra vakfın amacı değiştirilebilir. Somut olayda, Vakfın amacını düzenleyen senedin 3.maddesinin (b) bendinde vakfın amaçları "Büyükçekmece halkının ihtiyaç sıralamasına göre eğitim, sağlık, dini, kültürel ve bedii ihtiyaçlarını karşılamak üzere okul, sağlık tesisleri, spor salonu ve alanları, konser, tiyatro, konferans alanları, cami ve dini müesseseler inşa etmek veya ettirmek" şeklinde belirlenmiş iken geniş kapsamlı genel bir ifade ile "Büyükçekmece halkının yanı sıra Ülkemizin kalkınmasını, gelişmesini, milli ve manevi değerlerine bağlı ilmi kariyere sahip sağlıklı nesiller yetiştirmek amacıyla her yönü ile mükemmel eğitim öğretim kurumları (Anaokulu, ilköğretim, ortaöğretim, meslek yüksek okulu, üniversite, enstitü vb.)" denilmek suretiyle vakfın amacının kuruluş iradesine aykırı olarak genişletildiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, vakıf senedinin 3/b maddesinde yapılan söz konusu değişikliğin yukarıda açıklanan esaslara ve özellikle Türk Medeni Kanununun 113. ve Türk Medeni Kanunu Hükümlerine Göre Kurulan ... Hakkında Tüzüğün 26. maddelerinde öngörülen koşullara uygun düşmediği gözetilmeden, tesciline karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bundan ayrı; davacı vekili 29.07.2004 tarihli dilekçesinde Büyükçekmece 5. Noterliğinde düzenlediği 27.07.2004 gün ve 29342 yevmiye numaralı değişiklik senedi ile vakıf senedinin 4/f, 4/g, 4/h, 8/A-b, 9 ve 10. maddelerinin değiştirilmesini istediği, ... Genel Müdürlüğünün 03.03.2006 tarih ve 3466 sayılı yazılarındaki önerileri dikkate alan davacının bu değişiklikten vazgeçerek 05.06.2006 havale tarihli dilekçesi ile de Büyükçekmece 3. Noterliğinde düzenlediği 21.12.2005 tarih ve 17531 yevmiye numaralı değişiklik senedi ile vakıf senedinin 2, 3/b, 4/son, 8/A-c 8/B-c, 11 ve 14. maddelerinin değiştirilmesini istediği ve bu istemini 20.06.2006 tarihli oturumda da tekrarladığı ve mahkemece kısa kararda bu son değişiklik senedinin tesciline karar verildiği halde gerekçeli kararda bu değişiklik senedinde bulunmayan 3, 4/f, 4/g, 4/h, 8, 9 ve 10. maddelerde yapılan değişikliklerin de tesciline karar verilmek suretiyle hükümde karışıklığa sebebiyet verilmesi de doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.