Yargıtay · 17. Hukuk Dairesi

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2010/5609 E. 2010/8845 K. – Rücuan Tazminat

Konu: Rücuan Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
17. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/5609
Karar No
2010/8845
Karar Tarihi
Konu
Rücuan Tazminat

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde, Davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, müvekkiline kasko sigorta poliçesi ile sigortalı aracın, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın neden olduğu kaza sonucunda hasar gördüğünü, hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, 9.172 TL'nin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ..., araç maliki olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ..., davaya yanıt vermemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ... tarafından aracın neden olduğu zararlardan sorumlu olduğuna ilişkin noterde düzenlenen taahhütname dikkate alınarak diğer davalı ...'in zarardan sorumlu tutulamayacağı gerekçesi ile davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, TTK'nun 1301. maddesi uyarınca kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.Davalı ... aleyhine açılan dava, davalının aracını kaza tarihinden önce diğer davalıya sattığı ve diğer davalının da kaza sonrasında noterde düzenlediği taahhütname ile kazadan doğan zararı üstlendiği bu nedenle davalı ...'in aracın işleteni olmadığı gerekçesi ile reddedilmiştir. KTK'nun 20/d maddesi uyarınca resmi şekil- de yapılmayan araç satış sözleşmeleri geçerli değildir. Bu nedenle taraflar arasında yapılan harici satım sözleşmesine değer verilemez. Diğer davalı ... tarafından düzenlenen taahhütname ise üçüncü kişiler açısından sorumluluğun belirlenmesinde bağlayıcı nitelikte olmayıp, ancak davalılar arasındaki iç ilişkide değerlendirilebilir. Bu nedenle aracın kaza tarihindeki malikinin, davalı ... olduğunun kabulü ile bu davalı yönünden açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 26.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/5609, K. 2010/8845, T. 26.10.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-17-hukuk-dairesi-2010-5609-e-2010-8845-k-7594e1a692de