Yargıtay · 17. Hukuk Dairesi
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2010/5486 E. 2010/8523 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 17. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/5486
- Karar No
- 2010/8523
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 19.10.2010 Salı günü davacı ... ... Sigorta AŞ tarafından gelen olmadı. Davalılar ..., ... ve ... vekili Avukat ... geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, müvekkiline kasko sigorta poliçesi ile sigortalı aracın, davalıların miras bırakanının sürücüsü ve davalı ...'ın işleteni olduğu aracın neden olduğu kaza sonucunda hasar gördüğünü, hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, 45.000,00 TL tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, araç malikinin ... olmadığını ve diğer davalıların da, terekenin borca batık olması nedeniyle mirası reddetmiş sayılacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalıların M.K'nun 606. maddesi hükmüna göre üç ay içinde mirası reddetmediği gerekçesi ile, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Dava, TTK'nun 1301. maddesi uyarınca kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuan tazminat davasıdır. Davalılar vekili, davalı ... ve ... yönünden, miras bırakanları araç sürücüsü ...'in terekesinin borca batık olduğunu, M.K'nun 605.maddesi uyarın- ca, müvekkillerinin mirası reddetmiş sayılacaklarını, bu nedenle davanın anılan davalılar yönünden reddi gerektiğini savunmuştur. Terekenin borca batık olduğunun tespiti, müstakil bir dava yolu ile istenebileceği gibi HUMK'nun 222 ve devamı maddesi uyarınca yargılama sırasında hadise şeklinde de incelenip karara bağlanabilir. O halde mahkemece, davalıların savunması üzerinde durularak, miras bırakanın ölüm tarihindeki borç ve alacaklarına ilişkin davalı kanıtları toplanıp, terekenin borca batık olup olmadığı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken mirasın reddinin 3 aylık süreye tabi olduğu gerekçesi ile, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 3-Davalı ... yönünden, temyiz itirazlarına gelince, davalı vekili müvekkilinin aracı kaza tarihinden önce sattığını, bu nedenle işleten sıfatı ile zarardan sorumlu tutulamayacağını savunmuştur.Dosya kapsamında yer alan tercüme edilmiş araç mülkiyetine ilişkin belgeler de değerlendirilmek sureti ile, davalının kaza tarihinde araç maliki olup olmadığı tereddüde yer bırakmayacak şekilde belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davalı savunması üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, 750,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalılara verilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 19.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.