Yargıtay · 17. Hukuk Dairesi
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2010/3422 E. 2010/10654 K. – İstihkak
Konu: İstihkak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 17. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/3422
- Karar No
- 2010/10654
- Karar Tarihi
- Konu
- İstihkak
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı 3.kişi vekili dava dilekçesi ile, İstanbul 3. İcra Müdürlüğünün 2006/9270 Esas, Kayseri 5. İcra Müdürlüğünün 2007/325 talimat sayılı dosyasından, 03.12.ve 27.12.2007 tarihlerinde davalı ... Ltd. Şti.'nin borcundan dolayı davacıya ait işyerinde haciz edilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu, işyerinin borçlu ile ilgisinin olmadığını, 27.12.2007 tarihinde haczedilen kaynak makinasının İİK 82. madde kapsamında haczedilemiyeceğini belirterek istihkak davasının kabulü ile malların davacıya ait olduğunun tespitine, %40 tazminatın davalı alacaklıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı alacaklı vekili, davanın süresinde açılmadığını istihkak iddiasının muvazaalı ve mal kaçırma amacıyla yapıldığını, davacı ile borçlu arasında organik bağ bulunduğunu, BK 179. madde gereğince davacının sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini, %40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir. Davalı borçlu savunma yapmamıştır. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delilere göre, davacı ile borçlu şirket ortak ve yetkililerinin aynı kişilerden oluştuğu, borcun doğum tarihi itibarıyla davacı 2010/3422 2010/10654 şirketin yeni kurulmuş olduğu borçlu ile davacının aynı konuda faaliyette bulundukları davacı şirket müdürünün borçlunun eşi olması nedeniyle yapılan işlemin muvazaalı olduğunun kabulü gerektiği, ticari defterlerin usulüne uygun tutulmaması nedeniyle delil olarak kabul edilemeyeceği, davacının davasını yasal ve kabuledilebilir delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine, yasal koşulları oluşmadığından davalı alacaklının %40 kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince açılmış 3.kişinin istihkak davasına ilişkindir. Dava konusu mahcuzlar 03.12.2007 ve 27.12.2007 tarihlerinde alacaklının gösterdiği, borçlunun takip adresi dışındaki bir adreste ve davacı 3.kişi şirket yetkilisinin huzurunda ve bu şirketin ticaret sicil adresinde haczedilmiştir. İİK 97/a maddesindeki mülkiyet karinesi davacı 3.kişi yararına olup aksinin davalı alacaklı tarafından kesin ve inandırıcı delillerle ispatlanması gerekir. Dava hatalı olarak 3.kişi tarafından açılmış olsa bile ispat yükü yer değiştirmez hacizli malın borçluya ait oldugunu alacaklının ispatlaması gereklidir. Davalı alacaklı vekili delil olarak ticari sicil kayıtlarını bildirmiş ve davacı ile borçlu arasında organik bağ bulunduğunu savunmuştur. Ticaret Sicil kayıtlarından davacı şirketin 09.07.1998 tarihinde Kayseri'de haciz adresinde Ahmet ve ... tarafından kurulduğu, borçlu şirketin ise 03.02.2001 tarihinde İstanbul'da Zeytinburnu ... Mahallesi Gümüşsuyu Cad.NO.11 adresinde ... ve ... tarafından kurulduğu, 08.02.2006 tarihinde ...'nin şirket hissesini devrederek ortaklıktan ayrıldığı görülmektedir. Takip konusu çek ise Emine'nin borçlu şirketten ayrılmasından sonra 28.02.2006 tarihinde keşide edilmiş olup takip 12.06.2006 tarihinde yapılmıştır. Borçlu şirketin borcun doğumundan önce 01.02.2006 tarihinde ayrıldığı ticaret sicil adresini davacı şirket 10.02.2006 tarihinden 24.09.2006 tarihine kadar şube olarak kullanmış ve ... 5 yıl süre ile şube temsilcisi yapmış ise de bu tarih Emine'in borçlu şirketten ayrıldığı ve borcun doğumundan 2010/3422 2010/10654 önceki tarih olup haciz adresi de gözönüne alındığında organik bağın varlığı bakımından yeterli görülmemiştir. Kaldı ki dava konusu mahcuzlar davacı adına faturalı olup ticari defter kayıtlarında da mevcuttur. Yine tarafları aynı olan ve davacının lehine sonuçlanmış İstanbul 3.icra Hukuk Mahkemesinin 2007/1634 E-2009/815 Karar, İstanbul 9.İcra Hukuk Mahkemesinin 2006/1252 Esas-2007/1132 Karar sayılı dosyaları da davacı lehine güçlü delil niteliğindeki davalar olup mevcut delillere göre davanın kabülü gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetli görülmemiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabülü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 7.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.