Yargıtay · 17. Hukuk Dairesi
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2009/6700 E. 2009/7759 K. – Rücuen Tazminat
Konu: Rücuen Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 17. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2009/6700
- Karar No
- 2009/7759
- Karar Tarihi
- Konu
- Rücuen Tazminat
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi 2-... 3- ... Sigorta A.Ş. Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 12.051YTL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini belirterek bu meblağı ödeme tarihinden işleyecek avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş vekili olay tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımı süresi geçirildikten sonra dava açıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... kusuru, hasarı kabul etmediğini, olaydan 2 sene sonra açılan davada olay tarihinden itibaren faiz ve yargılama gideri istenmesinin yasaya aykırı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... hasar miktarının fahiş olduğunu, olaydan 2 yıl sonra ihtiyati tedbir istendiğini, aracı olay tarihinde 1-2 hafta sonra araç ağır hasarlı olduğu ve kazada yaralanan oğlunun tedavi masraflarını karşılamak için sattıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davalı ... Sigorta A.Ş hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, davalı ... ve ... aleyhine acılan davanın kabulü ile 12.051YTL tazminatın ödeme tarihinden işleyecek yasal faiziyle bu davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar ... ../... -2- 2009/6700 2009/7759 ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. l-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, göre davalılar ... ve ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, kasko sigortasından kaynaklanan TTK'nun 1301. maddesine dayalı rucüen tazminat davasıdır. Sigorta rücu davalarında zamanaşımı 17.01.1972 gün ve 1970/2 Esas, 1972/1 Karar sayılı İçtihati Birleştirme Kararında da belirtildiği gibi halefiyet ilkesine göre sigorta ettirenin aynı zarar sorumlusu aleyhine açılabileceği davanın zamanaşımına tabi olup aynı tarihte başlayacağı kabul edilmiştir. Somut olayda, davacının halef olduğu sigorta ettiren ile zarar sorumlusu olan davalılar arasındaki ilişki trafik kazasına dayandığından 2918 sayılı KTK'nun 109.maddesi hükümlerinin uygulanması gerekir. 2918 Sayılı KTK'nun 109/1 maddesinde "motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve teminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak 10 Yıl içinde zaman aşımına uğrar." Aynı kanunun 109/2 maddesinde ise, "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğan ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri içinde geçerlidir" hükmüne yer vermiştir. Maddenin özellikle 2.fıkrasında "dava cezayı gerektiren bir fiilden doğarsa" ifadesi ile kanun koyucu taraf ayrımı yapmaksızın (davacı, davalı veya dava dışı 3.kişi) yapmış olduğu fiil cezayı gerektiriyorsa ceza zamanaşımının uygulanacağını belirtmiştir. Somut olayda davalı sürücü ...'ın tam kusurlu olduğu dosya kapsamında anlaşılmaktadır. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.10.2000 gün 2001/19-652 Esas, 2001/705 sayılı kararında; 2918 sayılı kanunun anılan hükmünün gözden kaçırılmaması gereken yönü ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı süresinin tazminat talebiyle açılacak davalar içinde geçerli olabilmesinin, sadece eylemin ceza kanununa göre suç sayılması koşuluna bağlanmış bulunmasıdır. Bu düzenlemenin ../... -3 2009/6700 2009/7759 iki ayrı sonucu bulunmaktadır; söz konusu yasa hükmün ceza zamanaşımının uygulanabilmesi için sadece eylemin aynı zamanda bir suç oluşturması yeterli görmekte, bunun dışında fail hakkında mahkumiyet kararı ile sonuçlanmış bir ceza davasının varlığı, hatta böyle bir ceza davasının açılması yada zarar görenin o davada tazminat yönünden bir talepte bulunmuş olması koşulu aranmamaktadır. Dahası, sözkonusu hükümde, ceza zamanaşımının uygulanması bakımından sürücü ve diğer sorumlular (örn işleten) arasında bir ayrımda yapılmamış, böylece kuralın bunların tümü için geçerli olduğu hepsi için aynı zamanaşımı süresinin uygulanacağını belirtmiştir. Bu durumda, trafik kazası sonucu davalı sürücü yaralandığına göre, 2918 sayılı Yasanın 109/2 maddesi uyarınca uzamış ceza zamanaşımın uygulanması gerekir. Somut olayda, kaza tarihi ile dava tarihi arasında ceza zamanaşımı süresi geçmediğinden işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar ... ve ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar ... ve ...'a geri verilmesine 19.11.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.