Yargıtay · 17. Hukuk Dairesi

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2008/5752 E. 2009/1997 K. – Rücuen Tazminat

Konu: Rücuen Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
17. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/5752
Karar No
2009/1997
Karar Tarihi
Konu
Rücuen Tazminat

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta hasara neden olduğunu ve hasar bedelinin sigortalılarına ödendiğini açıklayarak, bakiye 32.090,00 TL'nın ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile 30.006,00 TL'nın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, TTK’nun 1301. Maddesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. 1-Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, mahkemece alınan 27.06.2005 havale tarihli bilirkişi raporu ile, 03.03.2006 tarihli bilirkişi heyeti raporlarında, davalı araç sürücüsünün 6/8 oranında, sigortalı araç sürücüsünün de 2/8 oranında kusurlu oldukları belirlenmiş, 25.04.2006 tarihli oturumda da davacı vekili 2/8 kusur oranına bir itirazlarının olmadığını, tazminat yönünden verilen rapora itirazları bulunduğunu belirtmiştir. Bu durumda, kusur oranları bakımından davalı taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Buna rağmen, sonradan alınan bilirkişi

2008/5752 2009/1997

raporunda, davalı taraf tam kusurlu kabul edilmiş ve bu rapor hükme esas alınmıştır. O halde, mahkemece, davalı yararına usulü kazanılmış hak ilkeleri nazara alınarak, davalının 6/8 kusur oranına isabet eden tazminat miktarına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde fazla tazminata hükmolunması doğru görülmemiştir. 2-Kabule göre; hükmedilen tazminata halefiyet ilkesine ve dava dilekçesindeki talebe göre, davacı sigorta şirketinin sigortalısına yaptığı ödeme tarihinden yasal faize karar verilmesi gerekirken, olay tarihinden itibaren faize karar verilmiş olması isabetli değildir. SONUÇ;Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı taraf yararına BOZULMASINA, 60.00 TL temyiz başvuru harcının davalılardan alınmasına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 2.4.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2008/5752, K. 2009/1997, T. 02.04.2009, www.arakarar.com/karar/yargitay-17-hukuk-dairesi-2008-5752-e-2009-1997-k-bfb4223556cc