Yargıtay · 16. Hukuk Dairesi

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2008/1142 E. 2008/1643 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
16. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/1142
Karar No
2008/1643
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :AĞIR CEZA MAHKEMESİ 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 337/a maddesine aykırılıktan şüpheli ... hakkında vuku bulan şikayet üzerine, söz konusu suça ilişkin olarak, aynı Kanun’un 349.maddesi uyarınca şikayet dilekçesiyle İcra Mahkemesine müracaat edilmesi gerektiğinden bahisle, İstanbul C.Başsavcılığınca verilen, 24.07.2006 tarihli ve 2006/30120-8226 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına, ilişkin mercii Beyoğlu 3.Ağır Ceza Mahkemesi Başkanınca verilen 30.10.2006 tarihli ve 2006/1014 müteferrik sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 346/3.maddesindeki “Bu bapta yer ... suçlarla ilgili davalara, İcra Mahkemesince bakılır” ve aynı Kanun’un “Muhakeme Usulü” başlıklı 349/1.maddesindeki “Şikayet dilekçe ile veya şifahi beyanla yapılır. Dilekçeyi veya dava beyanını ... İcra Mahkemesi duruşma için hemen bir ... tayin ... şikayetçinin imzasını alır ve maznuna celpname gönderir. Şahit gösterilmişse o da celp olunur.” hükümleri uyarınca anılan Kanun’da yer ... suçlar ile ilgili kovuşturmanın, doğrudan İcra Mahkemesine yapılacak şikayetler üzerine yapılması gerektiği, kaldı ki anılan kanunun 337/a maddesinde alacaklının şikayeti arandığı gibi bu maddede düzenlenen suç yönünden farklı bir muhakeme usulü öngörülmediği gözetilmeden itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemekle kararın 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 25.12.2007 ... ve 65525 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 21.01.2008 ... ve K.Y.B.2008/5750 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Dosya kapsamına göre, sanığa isnat edilen suç, 2004 sayılı İİK’nun 337/a maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre, 44. maddeye göre mal beyanında bulunmayan veya beyanında mevcudunu eksik gösteren veya aktifinde yer almış malı veya yerine kaim olan değerini haciz veya iflas sırasında göstermeyen veya beyanından sonra bu malları üzerinde tasarruf eden borçlunun, bundan zarar gören alacaklının şikâyeti üzerine, cezalandırılacağının düzenlenmiş olması, yine anılan Kanun’un 349.maddesinde muhakeme usulüne yer verilmiş olup, buna göre şikayetin dilekçe ile veya şifahi beyanla İcra Mahkemesine yapılacağı, öte yandan 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’un 18.maddesiyle değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 346.maddesinin son fıkrasına göre de “Bu bapta yer ... suçlarla ilgili davalara İcra Mahkemesince bakılır” hükümleri karşısında, sanığa yöneltilen suç hakkında iddianame ile dava açılmasının gerekmediği, İcra Mahkemesine verilecek dilekçe ile veya şifahi beyanla yargılamaya başlanacağı hususu gözönüne alındığında, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir. Bu nedenle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname kısmen yerinde görülmekle Beyoğlu 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 30.10.2006 tarihli ve 2006/1014 müteferrik sayılı kararının BOZULMASINA, sair işlemlerin mahallinde ifasına, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.03.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2008/1142, K. 2008/1643, T. 18.03.2008, www.arakarar.com/karar/yargitay-16-hukuk-dairesi-2008-1142-e-2008-1643-k-c5d439441b33