Yargıtay · 16. Hukuk Dairesi
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2007/4443 E. 2007/4218 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2007/4443
- Karar No
- 2007/4218
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 879 ada 2 parsel sayılı 201558.33 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... ve müşterekleri adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine temsilcisi yasal süresi içinde tapu kaydına kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parselin tespit gibi davalılar adlarına payları oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, dava konusu taşınmazın davalıya ait tapu kayıtları kapsamında kaldığı, Hazineye ait tapu kaydının ise taşınmazın bir kısmına uyduğu, tapu tesisinden itibaren geriye doğru davalı lehine 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle iktisap süresinin gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma ve inceleme yetersiz, değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Çekişmeli taşınmaz Toprak tevzi komisyonunca yapılan çalışmalarda 1839, 1855, 1853 ve 3030 nolu belirtmelik parselleri olarak belirlenmiş ve 1839 belirtmelik parseline 22.2.1956 tarih 39 nolu tapu kaydı uygulanmış, tapu kaydı gayri sabit kabul edilerek 1839 nolu belirtmelik parseli 3141 ve 3142 nolu parsellere ifraz edilmiş, 3141 parsel uygulanan tapu kaydı miktarı olarak ... adına ayrılmış, 3142 parsel de miktar fazlası olarak 2.1.1964 tarih ve 413 sıra numaralı tapu kaydı ile Hazine adına tapuya bağlanmıştır. 1855 belirtmelik parseline 18.12.1952 tarih 16 nolu tapu kaydı uygulanmış, tapu kaydı gayri sabit kabul edilerek 1855 nolu belirtmelik parseli 3155 ve 3156 nolu parsellere ifraz edilmiş, 3155 parsel uygulanan tapu kaydı miktarı olarak ... adına ayrılmış, 3156 parsel de miktar fazlası olarak 2.1.1964 tarih ve 423 sıra numaralı tapu kaydı ile Hazine adına tapuya bağlanmıştır. 1853 belirtmelik parseline 18.12.1952 tarih 17 nolu tapu kaydı uygulanmış, tapu kaydı nedeniyle ... adına ayrılmış, 3030 belirtmelik parseli ise ... adına ayrılmıştır. Davacı Hazinenin dayanağını oluşturan tapu kaydı 3142 nolu tevzi parseli için oluşturulan 2.1.1964 tarih 413 sıra nolu tapu kaydıdır. Davalı tarafın dayanağını oluşturan 14.10.1971 tarih 17,18 ve 39 sıra numaralı tapu kayıtlarının tesis kayıtları olan 24.01.1952 tarih 82 ve 83, 22.2.1956 tarih 39 nolu tapu kayıtları Ahlat Sulh Hukuk Mahkemesinin 17.8.1951 tarih 1951/30-63 ve 19.12.1952 tarih 1951/54 esas, 1952/175 karar sayılı ilamları ile hükmen oluştuğu halde mahkemece tapuların dayanağı tescil ilamı ve krokisi getirtilmemiş, Hazinenin dayanağı olan tapu kaydının kapsamı da tevzi haritalarından yararlanılmak suretiyle saptanmamıştır. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için; öncelikle davalı tapularının dayanağını oluşturan tescil ilamları dosya içine getirtilmeli, tescil davasında Hazinenin taraf olup olmadığı, ilamın taraflar açısından kesin hüküm oluşturup oluşturmadığı tespit edilmeli, Hazine tapusunun dayanağı belirtmelik tutanağı ve haritası ile davalı tapularının dayanağı tescil ilamları ile haritası getirtilerek dosya ikmal edilmeli, bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen yerel bilirkişi ve teknik bilirkişi huzuru ile yapılacak keşif sırasında tarafların dayandığı tapu kayıtları ve haritaları uygulanıp kapsamları 3402 sayılı Kadastro yasasının 20/A maddesi gereğince haritalarına göre belirlenmelidir. Celbedilen tescil ilamlarında Hazinenin taraf olduğunun anlaşılması halinde bu ilam taraflar arasında kesin hüküm teşkil edip Hazineyi bağlayacağından bu durumda öncelikle tescil krokileri uygulanarak kapsamı belirlenmeli ve bu bölümün davalı adına tesciline karar verilmelidir. Tescil krokilerinin uygulama kabiliyetinin bulunmaması durumunda ise kayıtların sınırında okunan “yol, dere” sınırlarının kadimden beri yön değiştirmeyen sabit bir sınır olup olmadığı araştırılmalı, bu sınırların gayri sabit hudutlu olduğunun anlaşılması halinde kaydın miktarı ile geçerli olduğu düşünülmeli, davalı şahıs tapularının miktar fazlası olan ve Hazine tapusu kapsamında bulunan bölüm hakkında ise tescil tapusunun ihdas tarihi ile Hazine tapusunun tesis tarihi arasında 20 yıllık zilyetlik süresi dolmadığından Hazine adına tescile karar verilmelidir. Tescil ilamında Hazinenin taraf olmadığının anlaşılması halinde ise Hazine tapusunun kapsamında kalan yer için tapunun oluştuğu tarihe kadar, Hazine tapusunun kapsamı dışında kalan yer için ise kadastro tespit tarihine kadar zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılarak sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 6.11.2007 gününde oy birliği ile karar verildi.